Merhaba, Cumartesi'yi Pazar'a bağlayan gece saatler bir saat ileri alındı ; ben de bu konu ile ilgili Gökhan Özcan'ın bir yazısını sizlerle paylaşmak istiyorum...
Saatler bir saat ileri alınıyor. Sonra bir saat geri...
Bize soran yok. Biz duygularımızı böyle bir saat geri alıp durabilir miyiz bakalım?
Ben bir saat önceki heyecanımı kaybetmişsem ne olacak?
Şu yaşlı teyze belki bir saat sonra!...
Ya şu sevdiğini bekleyen delikanlı, şimdi bir saat daha mı beklesin ayazda!
Neden kimse düşünmüyor bir saatin 60 dakikadan müteşekkil olduğunu.
Altmış dakika ,altmış esaslı kavşak noktasıdır hayatın hesabında.
Altmış başlangıç fırsatı, altmış beklenmedik final!...
Belki de altmış birbirine benzer halka sıradanlık zincirinin ardına.
Kimbilebilir ki bir saatin neleri alıp götüreceğini hayatlarımızdan ve neleri tutup getireceğini yine hayatlarımıza.
Lütfen oynamayın beyler saatlerimizle...
Oynamayın lütfen hayatlarımızla...
Bozmayın ip gibi dizilen dakikalar üzerinde yürürken dengemizi!...
3 Mart 2008 Pazartesi
İyi ki doğdun balım, iyi ki...
Merhaba, bloğumda sık sık bahsetmişimdir benim hayatımda iki tane balım var diye, işte onlardan biri olan yeğenim Alperen'in doğum gününü kutladık Cumartesi günü. Diğer balım da Alperen'in ağabeyi, ilk göz ağrım Ömer Faruk'umdur.Alperen 4 yaşına girdi; fakat tembel anası ilk kez doğum günü yaptı:) Neymiş, nasıl olsa anlamıyormuş, hatırlamazmış:) Neyse ki Alperen artık akıllı olduğunu bize gösteriyor da, doğum günü pastasını yiyebildik:) Büyüdüğünde bize çok kızacak bu düşüncemizden dolayı ; ama bizim hiç şikayetimiz , endişemiz olmadı geç konuşup, geç yürümesinden ve geç tuvaletini öğrenmesinden dolayı:) Herkes herşeyi aynı zamanda yapmaz ki , bizim çocuğumuz her yaşının zevkini doyasıya çıkardı, bizim için de iyi oldu sayesinde bebek özlemi çekmedik. O bizim bebeğimizdi. Hayatın acelesi yok ki , acelesi olan ebeveynler. İyi ettin Alperen seni destekliyorum:) İlk doğum günü olması dolayısı ile Nilü çok özenmiş , takım elbise giydirmiş Alperen'e, pastasını kendi yapmış, ki ilk denemesi olmasına rağmen harikaydı. Ellerine sağlık Nilücüğüm.
Alperen'in ilk doğduğu gün aklıma geldi . Muharrem ayının 10. günü idi. Sezeryan ile dünyaya geleceğinden Nilü illa "o gün doğurcam , bereketli güzel bir gün" dedi. Biraz doğumu geciktirse de iyi de etti:) Bereketli balım hakkaten bereket getirdi aileye. Eniştem "Ömerim in üzerine başka çocuk sevemem sırf gereklilik diye istiyorum bunu" demiş Alperen doğmadan, doğduktan sonra ise " biz ne yapıyorduk Alperen doğmadan önce" deyip duruyordu:) Öyle sevimli, öyle neşeli bir çocuk ki , gören herkesin dikkatini ve ilgisini üzerinde toplamayı başarıyor. Çok bal çokkk. Her zamanki gibi ilk doğduğunda ben vardım Nilü'nün yanında, ama Ömer de olduğu gibi ilk kucağıma ben almayıp enişteme verdim bencillik etmeyim diye. Nilü doğumdan çıkınca gene bir alemdi:) Çok sancısı olmasına rağmen her gelene " siyah göz kalemin " var mı diye sormaktan geri durmadı. Gelenlerin üzerindekileri farketmekten de:)) Resim çekerken o sancıya rağmen toparlanıp,üzerini başını düzeltip, poz vermekten de:) Annem artist doğurmuş ne yapalım :) Çocukluk resimlerimizde de o şıkır şıkır elinde güneş gözlüğü , ben paspal ve elimde simit:) Resimler çok şey anlatıyor, gerçeğe dair:) İlk gözağrım Ömerim ile hayatımın iki neşesi olan Alperenim , iyi ki doğdun, iyi ki varsın ve iyi ki ben senin teyzenim. Çok şanslıyım çokkk...
Allah bütün ömrünüz boyunca ikinize de sağlıklı , hayırlı, mutlu olabileceğiniz anlar yaşatsın. Her daim sevgiyle büyüdüğünüz gibi, sevgiyle yaşayın. Etrafınıza sevgi saçın. Sizi çok seviyorum ballarım.
(Aşağıdaki resimde Alperen Bey ve pastası, diğerinde ise benim aldığım hediye var:)

Alperen'in ilk doğduğu gün aklıma geldi . Muharrem ayının 10. günü idi. Sezeryan ile dünyaya geleceğinden Nilü illa "o gün doğurcam , bereketli güzel bir gün" dedi. Biraz doğumu geciktirse de iyi de etti:) Bereketli balım hakkaten bereket getirdi aileye. Eniştem "Ömerim in üzerine başka çocuk sevemem sırf gereklilik diye istiyorum bunu" demiş Alperen doğmadan, doğduktan sonra ise " biz ne yapıyorduk Alperen doğmadan önce" deyip duruyordu:) Öyle sevimli, öyle neşeli bir çocuk ki , gören herkesin dikkatini ve ilgisini üzerinde toplamayı başarıyor. Çok bal çokkk. Her zamanki gibi ilk doğduğunda ben vardım Nilü'nün yanında, ama Ömer de olduğu gibi ilk kucağıma ben almayıp enişteme verdim bencillik etmeyim diye. Nilü doğumdan çıkınca gene bir alemdi:) Çok sancısı olmasına rağmen her gelene " siyah göz kalemin " var mı diye sormaktan geri durmadı. Gelenlerin üzerindekileri farketmekten de:)) Resim çekerken o sancıya rağmen toparlanıp,üzerini başını düzeltip, poz vermekten de:) Annem artist doğurmuş ne yapalım :) Çocukluk resimlerimizde de o şıkır şıkır elinde güneş gözlüğü , ben paspal ve elimde simit:) Resimler çok şey anlatıyor, gerçeğe dair:) İlk gözağrım Ömerim ile hayatımın iki neşesi olan Alperenim , iyi ki doğdun, iyi ki varsın ve iyi ki ben senin teyzenim. Çok şanslıyım çokkk...
Allah bütün ömrünüz boyunca ikinize de sağlıklı , hayırlı, mutlu olabileceğiniz anlar yaşatsın. Her daim sevgiyle büyüdüğünüz gibi, sevgiyle yaşayın. Etrafınıza sevgi saçın. Sizi çok seviyorum ballarım.
(Aşağıdaki resimde Alperen Bey ve pastası, diğerinde ise benim aldığım hediye var:)

Hafta sonumda başka neler yaşadım?
Merhaba, hayatımın en önemli günlerinden biri olan Alperen'in doğum gününü ayrı yazdığım için ,diğer anları nasıl geçirdiğimi şimdi yazacağım. Cumartersi günü sabah spora gidip, Alperen'in doğum gününe katıldıktan sonra, Sevin geldi ve birlikte Bosna'ya gidecek olan Gamze'yi görmeye gittik 1 saatliğine. Gamze Bosna Hersek 'de okuyor. Hayırlısı ile Psikolog çıkacak 1,5 yıl sonra. Psikolojiyi seçmesine çok seviniyorum . Zaten ben teşvik ettim:) bedavaya danışırım:) Akıllıca değil mi:) Güle güle git gel Gamzeciğim.
Aynı gün Sevin ile ayrılıp , ablamın eski komşusu olan Saadet'in ani sünnet olması gereken oğlu Osman'ın sünnet kınasına katıldım. Kuzenlerim ;Rukiye, Ülkü, Saliha ve Nilü de oradaydı. Çok tanımadığımız insanlar vardı kınada. Saadet özellikle "kimsem yok ne olur hepiniz gelin" demiş zaten. Ailesi şehir dışında kayınvalidesi tarafına karşı biraz gövde gösterisi yapalım dedik biz de:) Gitmemizle kına canlanmış. Herkes oturuyormuş. Hadi dedik hem Saadet'in gönlü olsun ,hem de biriken kurtlarımızı dökelim:) İyi dağıttık vallahi:) Saadet bize defalarca teşekkür etti, biz Saadet'e:)
Allah büyük muradını da göstersin sevgili Osmancığın, hayırlı uğurlu olsun ...
O akşam kınadan dönerken kızlara bana gelin demiştim ama, gelmemişlerdi. Ben eve gidip yorgunluktan hemen uyumak istemiştim ki, fikirlerini değiştirmişler "teklifin hala geçerli mi" diye aradılar:) Bi baktım geç saatte bendeler:) Zeynep ,Ülkü, Rukiye ve çocukları:) Nilü ile Saliha da geldi. Ben ve Ülkü biraz muhabbet edip yattık ama onlar sabah 6 ya kadar okey oynayıp, muhabbet etmişler.
Pazar günü onları zorla:) yolculadıktan sonra (çocukları ömrümü yedi de:)) Gönül abla kahveleri yapıp bana çıktı , Figen ile birlikte. Daha sonra ben uyudum,sonra Figen'e çıktım biraz. Sonra yeğenlerimi görmeye gittim gene Nilü'ye , oradan da kuzen Musti aldı beni , eve getirdi sağolsun. Son günlerde spordan mıdır nedir vücudum çok ağrıyor. Bugün de işe öğleyin geldim. Kendimi hiç iyi hissetmiyorum .Sanırım hasta olacağım:( İnşaallah olmam. Parmağımda da dolama çıktı:( Yaa böyle işte biraz kırığım ama gene günlerim dolu doluydu:) Sanırım ben eziyeti seviyorum:)
Kalın sağlıcakla...
Aynı gün Sevin ile ayrılıp , ablamın eski komşusu olan Saadet'in ani sünnet olması gereken oğlu Osman'ın sünnet kınasına katıldım. Kuzenlerim ;Rukiye, Ülkü, Saliha ve Nilü de oradaydı. Çok tanımadığımız insanlar vardı kınada. Saadet özellikle "kimsem yok ne olur hepiniz gelin" demiş zaten. Ailesi şehir dışında kayınvalidesi tarafına karşı biraz gövde gösterisi yapalım dedik biz de:) Gitmemizle kına canlanmış. Herkes oturuyormuş. Hadi dedik hem Saadet'in gönlü olsun ,hem de biriken kurtlarımızı dökelim:) İyi dağıttık vallahi:) Saadet bize defalarca teşekkür etti, biz Saadet'e:)
Allah büyük muradını da göstersin sevgili Osmancığın, hayırlı uğurlu olsun ...
O akşam kınadan dönerken kızlara bana gelin demiştim ama, gelmemişlerdi. Ben eve gidip yorgunluktan hemen uyumak istemiştim ki, fikirlerini değiştirmişler "teklifin hala geçerli mi" diye aradılar:) Bi baktım geç saatte bendeler:) Zeynep ,Ülkü, Rukiye ve çocukları:) Nilü ile Saliha da geldi. Ben ve Ülkü biraz muhabbet edip yattık ama onlar sabah 6 ya kadar okey oynayıp, muhabbet etmişler.
Pazar günü onları zorla:) yolculadıktan sonra (çocukları ömrümü yedi de:)) Gönül abla kahveleri yapıp bana çıktı , Figen ile birlikte. Daha sonra ben uyudum,sonra Figen'e çıktım biraz. Sonra yeğenlerimi görmeye gittim gene Nilü'ye , oradan da kuzen Musti aldı beni , eve getirdi sağolsun. Son günlerde spordan mıdır nedir vücudum çok ağrıyor. Bugün de işe öğleyin geldim. Kendimi hiç iyi hissetmiyorum .Sanırım hasta olacağım:( İnşaallah olmam. Parmağımda da dolama çıktı:( Yaa böyle işte biraz kırığım ama gene günlerim dolu doluydu:) Sanırım ben eziyeti seviyorum:)
Kalın sağlıcakla...
Hafta sonumda başka neler yaşadım?
Merhaba, hayatımın en önemli günlerinden biri olan Alperen'in doğum gününü ayrı yazdığım için ,diğer anları nasıl geçirdiğimi şimdi yazacağım. Cumartersi günü sabah spora gidip, Alperen'in doğum gününe katıldıktan sonra, Sevin geldi ve birlikte Bosna'ya gidecek olan Gamze'yi görmeye gittik 1 saatliğine. Gamze Bosna Hersek 'de okuyor. Hayırlısı ile Psikolog çıkacak 1,5 yıl sonra. Psikolojiyi seçmesine çok seviniyorum . Zaten ben teşvik ettim:) bedavaya danışırım:) Akıllıca değil mi:) Güle güle git gel Gamzeciğim.
Aynı gün Sevin ile ayrılıp , ablamın eski komşusu olan Saadet'in ani sünnet olması gereken oğlu Osman'ın sünnet kınasına katıldım. Kuzenlerim ;Rukiye, Ülkü, Saliha ve Nilü de oradaydı. Çok tanımadığımız insanlar vardı kınada. Saadet özellikle "kimsem yok ne olur hepiniz gelin" demiş zaten. Ailesi şehir dışında kayınvalidesi tarafına karşı biraz gövde gösterisi yapalım dedik biz de:) Gitmemizle kına canlanmış. Herkes oturuyormuş. Hadi dedik hem Saadet'in gönlü olsun ,hem de biriken kurtlarımızı dökelim:) İyi dağıttık vallahi:) Saadet bize defalarca teşekkür etti, biz Saadet'e:)
Allah büyük muradını da göstersin sevgili Osmancığın, hayırlı uğurlu olsun ...
O akşam kınadan dönerken kızlara bana gelin demiştim ama, gelmemişlerdi. Ben eve gidip yorgunluktan hemen uyumak istemiştim ki, fikirlerini değiştirmişler "teklifin hala geçerli mi" diye aradılar:) Bi baktım geç saatte bendeler:) Zeynep ,Ülkü, Rukiye ve çocukları:) Nilü ile Saliha da geldi. Ben ve Ülkü biraz muhabbet edip yattık ama onlar sabah 6 ya kadar okey oynayıp, muhabbet etmişler.
Pazar günü onları zorla:) yolculadıktan sonra (çocukları ömrümü yedi de:)) Gönül abla kahveleri yapıp bana çıktı , Figen ile birlikte. Daha sonra ben uyudum,sonra Figen'e çıktım biraz. Sonra yeğenlerimi görmeye gittim gene Nilü'ye , oradan da kuzen Musti aldı beni , eve getirdi sağolsun. Son günlerde spordan mıdır nedir vücudum çok ağrıyor. Bugün de işe öğleyin geldim. Kendimi hiç iyi hissetmiyorum .Sanırım hasta olacağım:( İnşaallah olmam. Parmağımda da dolama çıktı:( Yaa böyle işte biraz kırığım ama gene günlerim dolu doluydu:) Sanırım ben eziyeti seviyorum:)
Kalın sağlıcakla...
Aynı gün Sevin ile ayrılıp , ablamın eski komşusu olan Saadet'in ani sünnet olması gereken oğlu Osman'ın sünnet kınasına katıldım. Kuzenlerim ;Rukiye, Ülkü, Saliha ve Nilü de oradaydı. Çok tanımadığımız insanlar vardı kınada. Saadet özellikle "kimsem yok ne olur hepiniz gelin" demiş zaten. Ailesi şehir dışında kayınvalidesi tarafına karşı biraz gövde gösterisi yapalım dedik biz de:) Gitmemizle kına canlanmış. Herkes oturuyormuş. Hadi dedik hem Saadet'in gönlü olsun ,hem de biriken kurtlarımızı dökelim:) İyi dağıttık vallahi:) Saadet bize defalarca teşekkür etti, biz Saadet'e:)
Allah büyük muradını da göstersin sevgili Osmancığın, hayırlı uğurlu olsun ...
O akşam kınadan dönerken kızlara bana gelin demiştim ama, gelmemişlerdi. Ben eve gidip yorgunluktan hemen uyumak istemiştim ki, fikirlerini değiştirmişler "teklifin hala geçerli mi" diye aradılar:) Bi baktım geç saatte bendeler:) Zeynep ,Ülkü, Rukiye ve çocukları:) Nilü ile Saliha da geldi. Ben ve Ülkü biraz muhabbet edip yattık ama onlar sabah 6 ya kadar okey oynayıp, muhabbet etmişler.
Pazar günü onları zorla:) yolculadıktan sonra (çocukları ömrümü yedi de:)) Gönül abla kahveleri yapıp bana çıktı , Figen ile birlikte. Daha sonra ben uyudum,sonra Figen'e çıktım biraz. Sonra yeğenlerimi görmeye gittim gene Nilü'ye , oradan da kuzen Musti aldı beni , eve getirdi sağolsun. Son günlerde spordan mıdır nedir vücudum çok ağrıyor. Bugün de işe öğleyin geldim. Kendimi hiç iyi hissetmiyorum .Sanırım hasta olacağım:( İnşaallah olmam. Parmağımda da dolama çıktı:( Yaa böyle işte biraz kırığım ama gene günlerim dolu doluydu:) Sanırım ben eziyeti seviyorum:)
Kalın sağlıcakla...
İyi ki doğdun balım, iyi ki...


Merhaba, bloğumda sık sık bahsetmişimdir benim hayatımda iki tane balım var diye, işte onlardan biri olan yeğenim Alperen'in doğum gününü kutladık Cumartesi günü. Diğer balım da Alperen'in ağabeyi, ilk göz ağrım Ömer Faruk'umdur.Alperen 4 yaşına girdi; fakat tembel anası ilk kez doğum günü yaptı:) Neymiş, nasıl olsa anlamıyormuş, hatırlamazmış:) Neyse ki Alperen artık akıllı olduğunu bize gösteriyor da, doğum günü pastasını yiyebildik:) Büyüdüğünde bize çok kızacak bu düşüncemizden dolayı ; ama bizim hiç şikayetimiz , endişemiz olmadı geç konuşup, geç yürümesinden ve geç tuvaletini öğrenmesinden dolayı:) Herkes herşeyi aynı zamanda yapmaz ki , bizim çocuğumuz her yaşının zevkini doyasıya çıkardı, bizim için de iyi oldu sayesinde bebek özlemi çekmedik. O bizim bebeğimizdi. Hayatın acelesi yok ki , acelesi olan ebeveynler. İyi ettin Alperen seni destekliyorum:) İlk doğum günü olması dolayısı ile Nilü çok özenmiş , takım elbise giydirmiş Alperen'e, pastasını kendi yapmış, ki ilk denemesi olmasına rağmen harikaydı. Ellerine sağlık Nilücüğüm.
Alperen'in ilk doğduğu gün aklıma geldi . Muharrem ayının 10. günü idi. Sezeryan ile dünyaya geleceğinden Nilü illa "o gün doğurcam , bereketli güzel bir gün" dedi. Biraz doğumu geciktirse de iyi de etti:) Bereketli balım hakkaten bereket getirdi aileye. Eniştem "Ömerim in üzerine başka çocuk sevemem sırf gereklilik diye istiyorum bunu" demiş Alperen doğmadan, doğduktan sonra ise " biz ne yapıyorduk Alperen doğmadan önce" deyip duruyordu:) Öyle sevimli, öyle neşeli bir çocuk ki , gören herkesin dikkatini ve ilgisini üzerinde toplamayı başarıyor. Çok bal çokkk. Her zamanki gibi ilk doğduğunda ben vardım Nilü'nün yanında, ama Ömer de olduğu gibi ilk kucağıma ben almayıp enişteme verdim bencillik etmeyim diye. Nilü doğumdan çıkınca gene bir alemdi:) Çok sancısı olmasına rağmen her gelene " siyah göz kalemin " var mı diye sormaktan geri durmadı. Gelenlerin üzerindekileri farketmekten de:)) Resim çekerken o sancıya rağmen toparlanıp,üzerini başını düzeltip, poz vermekten de:) Annem artist doğurmuş ne yapalım :) Çocukluk resimlerimizde de o şıkır şıkır elinde güneş gözlüğü , ben paspal ve elimde simit:) Resimler çok şey anlatıyor, gerçeğe dair:) İlk gözağrım Ömerim ile hayatımın iki neşesi olan Alperenim , iyi ki doğdun, iyi ki varsın ve iyi ki ben senin teyzenim. Çok şanslıyım çokkk...
Allah bütün ömrünüz boyunca ikinize de sağlıklı , hayırlı, mutlu olabileceğiniz anlar yaşatsın. Her
daim sevgiyle büyüdüğünüz gibi, sevgiyle yaşayın. Etrafınıza sevgi saçın. Sizi çok seviyorum ballarım.
(Aşağıdaki resimde Alperen Bey ve pastası, diğerinde ise benim aldığım hediye var:)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
