31 Aralık 2007 Pazartesi

Güle güle 2007,Sevgiyle gel 2008...

Merhaba, uzun bir ara verdim günlüğümü yazmaya:) aslında bir kaç yazı yazdım ;fakat o yazılar çok eskiden yazdığım deneme türündeki yazılardı. Sizlerle paylaşmak istedim.

Bu arada neler yaptığıma gelince ,Salı günü kızlarla toplandık her zamanki gibi, oradan da yengemlere gittik.Malum bayramda bayramlaşmamıştık.Farkındaysanız amcam yerine yengem diyorum :) sanırım onu daha yakın görüyoruz kendimize:) ben de şimdi farkettim:)

Çarşamba günü biraz rahatsızdım , çok şükür ertesi günü geçti. Perşembe günü Nurgül,Aysel ile birlikte Birsen'e gittik .Birsenciğim hayatına dair yeni kararlar alma arefesinde ki biz can-ı gönülden destekçisiyiz onun.Dualarımız ve her daim biz seninleyiz Birsenciğim en doğru kararı vermen dileği ile...

Cuma günü yeğenlerimi sevip evime geçtim. Cumartesi günü rutin komşu gezmelerimi gerçekleştirdim:) Önce Figen'e kahvaltıya,sonra Hacı Teyzeye kahveye,sonra da Hilal'e çaya gittim:) Pek mutfak masrafımın olmadığını itiraf etmeliyim:)))) Akşamına İcloş'u çağırdım bana ;annesi İnci Teyzem benim çok sevdiğim pilavından yapıyormuş o gün sağolsun İcloş ile göndermiş.Süper bir pilav içinde her şey var.Et ,tavuk,kayısı,hurma,kestane vs...

Ellerine sağlık İnci teyzeciğim gerçekten süper bişey yaaa. O gün Elmas ile Saliş de bana gelecekti ki annem rahatsızlanmış ayağından annemi de bana getirdiler. Nilüfer,komşular vs epey kalabalık bir akşamdı. Onlara hazır ama hoş bir sofra hazırladım:) Ertesi günü yeğenlerimi de bıraktı Nilü akşamına, eniştemler yengem ve kuzenlerim vs geldi annemi görmeye.

Benim için pek değişiklik olmadı bu vesile ile. Hafta sonum genelde evde geçiyor.

Bugün ise senenin son günü.Yarın tatil:))) Senenin bitmesinin tek güzel yanı bu:)

Günler geçiyor,yaş geçiyor:( Bunlarla beraber bütün olumsuzluklar da geçer gider inşaallah bu yıl.

2008 yılının tüm insanlık ve benim için ,sağlıklı,huzurlu,bereketli bir yıl olmasını temenni ediyorum.

Allahım bu yıl kendimiz hakkında en doğru kararları verebileceğimiz bir yıl olsun.

Kendimiz için istediğimiz bütün güzel dilekler gerçek olsun.

Daha iyi olmamanın mazereti yok biliyoruz, daha iyi olmak için gayretkar olmayı talep ediyoruz.

Bu yıl bilgimize bilgi,görgümüze görgü,cüzdanımıza para katabileceğimiz bir yıl olsun.

Bu yıl hep sağ omzumuza çalışalım,hep hayır işleyelim,hep güzel yanımız açıkta kalsın.

Bu yıl kötü huylarımızı da yok etme çabasında olalım.

Allahım, ülkemizde ve tüm dünyada savaş,kötülük,insafsızlık ve diğer bütük kötü hasletler tükensin.

Çoğalan sadece sevgi olsun...

2008 yılı hayırlı,uğurlu olsun...

27 Aralık 2007 Perşembe

Ben & Ben


Namazım geçiyor…

İçimde bir “ben” var durmaksızın bana geçmekte olan namazımı hatırlatan, kılmam gerektiğini telkin eden,beni sürekli uyaran bir “ben”…

Oysa içimde bir “ben” daha var.O da diğer “ben”i unutturmaya çalışan,aklımı başka düşüncelere çekerek beni oyalamaya çalışan “ben”.Bunların ikisi de “ben”im,ikisi de benim düşüncelerim.Birinin doğruluğundan kesin eminim,oysa hep diğerinin güdümündeyim.Bile bile nasıl yenik düşüyorum “bana”.Oysa nasıl pişman oluyorum daha sonra.

Nasıl geçtin namazım?

Nasıl dinlemek istemedim seni ben?

Nasıl Rabbim ile buluşmaktan alıkoydun beni ben? Şimdi o kadar huzursuzum, o kadar pişmanım ki, o kadar pişmanım ki; her zaman olduğu gibi…

Madem bu kadar üzülüyorum neden dinliyorum beni?

Her insan kendine zarar verir miymiş böyle acımasızca?

Nasıl unutturmayı başarıyorsun böyle kurnazca?

Ya da nasıl unutabiliyorum böyle aptalca?

Oysa Rabbim günde beş defa “hayyal es salah” , “hayal-el felah” diyerek hatırlatıyor ve çağırıyor beni,mümin ve kafiri ayıran yegane unsur namaza. Hem içimdeki “ben” de hatırlatıyor bunu. Ah diğer “ben”! Ah sen olmasan Rabbimle kavuşmamı kimse engelleyemeyecek. Ben unuttukça nasıl seviniyorsundur için için. Ben acı çekince sen de hissediyor musun? Hissetmen gerek içimdeysen şayet. Şayet hissetmiyorsan, sen zaten “ben” değilsin,olamazsın

.O zaman sen nesin söyler misin?

Neden benimlesin,neden uğraşıyorsun benimle?

Ne olursan ol başa çıkabilmeliyim seninle . Seni yenmeli, mağlup etmeliyim seni. Ama sen güçlüsün, hem de çok. Doğru olduğunu bildiğim şeyleri yapmamı engelleyebildiğine göre.

Oysa Rabbimden bu kadar eminken, namaz kılmamak bu kadar huzursuzluk veriyorken ben nasıl uyarım o sese? O ulvi sese kulaklarımı tıkayan, o davete icabet etmemi engelleyen, o mukaddes görevden beni alıkoyan hangi vicdansız ? Oysa ne kadar huzurluyum Rabbimle buluştuğum an. Ne kadar mutluyum Rabbimi düşündüğüm an…

Rabbim , ne olur beni senden,bu mukaddes görevimi ifa etmekten alıkoyma. Beni bana karşı yenik düşürme .Bana güç ver.Bana hidayet ver ve bir daha delalete düşmemi nasip etme.İrademi kuvvetlendir. Biliyorum en doğru yol senin yolun. Beni bile bile bu yoldan saptıracak gaflete düşürme. Bana iman kuvveti ver Allah’ım.Öyle büyük bir sevgi ver ki ; senden uzaklaşmayayım Mevlam. Senden uzaklaştığım gün dünya ve ahretim zindan olur.

Rabbim beni senin sevdiklerinle haşreyle. Amin…

24 Aralık 2007 Pazartesi

Gene gel tatil:)

Merhaba,bir kurban bayramını ve 4 günlük kısa L süren tatilimi geride bıraktım; ve yeni bir haftaya başladım. Herkese ve kendime iyi haftalar diliyorum.Çabuk gel Cuma günüJ

Ay benim bu işimi sevmeme durumum ne olacak yaaaa. Hakkaten Pazartesi benim için bir sendromJ Aman nankörlük etmeyeyim gene de Allah işimi eksik etmesinJ

Ama haksız da sayılmam tatil sarhoşluğunu üstümden atmadan ,işlerle boğuşuyorum. Hep böyle oluyor ;alışma süreci tanımıyor müşterilerim bana,her tatil ertesi işlerim çok oluyorL

Benim bayramım pek bayram gibi geçmedi bu kez. Kızkardeşim,Deniz ve Derya ile Arefe günü akşamı yola çıkıp ,dün akşam döndük .Spa tatili yaptık bir neviJ Dolayısı ile herkesle ya mesajla ya da telefonla bayramlaştım.Kurbanımı da bağış yaptım Allah kabul etsin.

Benim tatil anlayışım sanırım yorulmak,bu tatilde ise dinlendiğim için biraz tuhaf geldi banaJ Her gün masaj ,çamur,jakuzi,hamam,sauna ;akşamları konser vardı . Aslında dolu doluydu ama ilk kez bayramımı ailemden uzakta geçirdiğimden midir nedir, bana durgun geldi nesense. Deniz kenarında yürüyüş yaptım,çimlerin üstünde de denizi seyrettim . Yedim,içtim ,eğlendim anlıcağınızJ. Allah tekrarını nasip etsinJ

Bu vesile ile herkesin geçmiş Kurban bayramını kutluyor,nice bayramlara erişmeyi temenni ediyorum.

19 Aralık 2007 Çarşamba

Bayram tebriği...


Bu bayram. Allah'a kurban, yoksula derman, umuda can olsun...

Yüreğine bayramlıklar giydirmiş herkesin bayramı mubarek olsun...

13 Aralık 2007 Perşembe

Esrama!...

Merhaba, canım arkadaşım ve akrabam Esra Aydeniz! Duydum ki benim bloğumu okuyormuş hergün.Nasıl sevindim anlatamam. Ama biraz da heyecan yaptım:) Esra 'nın edebiyatı,hitabeti çok iyidir; gelişigüzel yazdığım için biraz da utandım:) Sevgili Esra eskisi gibi görüşemiyor oluşumuz,uzun uzun muhabbet edemiyor oluşumuz sana olan muhabbetimden,sevgimden hiçbir şey eksiltmedi.Senin bendeki yerin çok özel.Ciddi söylüyorum yıllarca yüzünü görmesem bile sıcaklığın kalbimde hep aynı. Saliha'yı ve annen Hacer Teyze'yi de çok özledim.Hepinizi birden en kısa zamanda görmek istiyorum.Hepsine selam söyle ,öp benim için:)

Ay Allahım bu sanal dünya iyi mi kötü mü oldu anlamış değilim:) Ben bunları senin yüzüne demeliyim ya da telefonda iletmeliyim.Gel gelelim kolaycılığa kaçıyorum .Ama olsun kız bu sayede herkes seni sevdiğimi okuyor:) Kıyak bi durum bence biraz da...:)))

Dostluğun için ,duaların için sağ ol,var ol sevgili Esra...

Görüşmek ümidi ile...

Zaman...



Zaman, bazen öyle uzun geçiyor ki;duvardaki saati alıp,vaktin geçmesi için insanın içinden çevirmek geliyor.

Bazen de öyle kısa,öyle kısa ki;gözümüzü açıp kaparken geçiyor da durduramadığımız ve doyasıya yaşayamadığımız için hayıflanıyoruz.Ne de olsa insanoğluyuz,galiba biraz da nankörüz.

Bizler hiçbir şeyden mutlu olmuyor,verilen onca niğmete şükür borcumuzu yerine getirmiyor ve asla "yeterli" kelimesini kullanmıyoruz.Keşke kullanmasak hayırlı ilim öğrenirken,iyi işler yaparken,güzel huylu olmada kullanmasak.

Maddede değil,manada olsa gözümüz.Keşke...

11 Aralık 2007 Salı

Deneme/1999



Ağaçların çıplak olduğunu fark ettim bugün.Sonbahar gelmiş;hatta kışa kapı aralamış bile. “Buyur” dediği an başlayacak görevine kış.Ve kış ile birlikte saniyenin saat gibi işlediği uzun geceler, kah kar ile kah yağmur ile dinmeyen gözyaşlarını üzerimize boşaltan gökyüzü,ve soğuk,soğuk,yine soğuk…

Zannediyorum bu soğuk havaya biraz da güneş sebep oluyor.O, kışın tatil yapmayı seviyor ve istirahata çekiliyor.Ara sıra ziyaretimize geliyor tabi; fakat geri dönüyor gittiği yere.Ama o hiç bana “elveda”demedi.Sözünde hep durdu ve geri döndü.Hatta kimi zaman ,üşümemek için yaktığım sobayı kıskandı da ansızın giriverdi odama.Söndürdüm tabi sobayı.Güneşim varken ne hacet suni ısıtıcıya.O bana sıcaklığı ile birlikte sevgisini de sunuyor. Zaten sevgi de sıcaklıktan doğmaz mı? İnsanların kışın daha asık suratlı,daha soğuk olmalarının sebebi bulundukları havanın soğukluğundan olsagerek.

Güneşi bu kadar sevmeme rağmen her güz ve kış mevsimlerini de iple çekiyorum.Beni onlara çeken şey hissettiğim merak duygusu galiba.Fedakar ağaçlar kendi giysilerini üşümek pahasına üzerlerinden çıkartıyor ve ayaklarımız üşümesin diye yerlere seriyor.Bu özveri beni büyülüyor doğrusu.Belki de gocunuyorumdur,belki düşündükleri ben değil topraktır kim bilir. Ama olsun böyle düşünmek hoşuma gidiyor.

Hele gökyüzünün sırrına bir türlü erişemedim.Sürekli ağlıyor o.Gözyaşları dinmek bilmiyor nedense .Dinse dahi onda hep hüzün görüyorum.Neden bu kadar dertleniyor,neden bu kadar içleniyor bir çözebilsem,bir nebze olsun yardımcı oalbilsem,keşke…

Hüznünün sebebi kuşlar mı aceba?Güzün onu terk ediyorlar ya ,yalnızlıktandır kimbilir.Peki ya Ay? Ay onun en yakın arkadaşı ,güneş ziyaretini seyrekleştirdiğinden beri onu

Hiç yalnız bırakmıyor.Ama heyhat! Özlenmez mi o güzel ötüşlü kuşlar?...

Hasta da olabilir…

Her gün bacalardan yarış edercesine yükselen kirli dumanlara dayanamamıştır belki de…

Belki de sevdiği vardır…

Güneşe mi aşık aceba?

Keşke bilsem,keşke derdine derman olabilsem.Heyhat! Ben kendi derdime derman olamamışkenona ansıl merhem olayım.Yeryüzünde kimden medet umabilirsin ki gökyüzü?

Benim gibi herkes dertli bu dünyada. Aman Allah’ım! Yoksa sen bizim dertlerimize mi ağlıyorsun durmadan.Doğru ya onca insanın türlü türlü dertlerine ancak uçsuz bucaksız yüreği olan sen dayanabilirsin.Yıprandığın doğru lakin sen güçlüsün,bunu biliyorum.Çabucak toparlanıp ilkbahara gülümseyebildiğine göre…

Sana mavi ne çok yakışıyor bir bilsen gökyüzü.Sen maviye büründüğünde deniz de sana eşlik ediyor. Hele yeşille olan muhteşem uyumun gözleri kamaştırıyor. Sen gülünce çiçekler ve çocuklar çok mutlu oluyor.Ne olur sen hiç ağlama.Çocuklar ıslanıyor sen ağlayınca,çocuklar üşüyor kar yağdığında,çocuklar öksürüyor soğuk havalarda…

Bencillik mi bu düşündüklerim.GalibaL çünkü güneşin tatile gittiği yerlerde de onu ağırlayanlar ona hasrettiler..O gelince onların da gökyüzleri gülüyor sevinçle.Onların da çocukları var kuşları bekleyen.

Paylaşmayı bilmeliyim galiba. Evet evet paylaşmalıyım. Güneşimi,gökyüzümü,kuşlarımı,çiçeklerimi sevgimi,güzel olan,reel olan her şeyimi paylaşmayı kabul ediyorum artık.

Bir parça da siz alır mısınız?

10 Aralık 2007 Pazartesi

Son 6 günüm...

Merhaba! Uzun bir süre olmuş yazı eklemeyeli.Bir tanıdığım “en son 4 Aralıkta yazmışsın” dediğinde fark ettim ben de:) Yazacak bir şey mi olmadı yoksa yazmaya hal mi bulamadım bilmiyorum.Alışmışım sinema ve tiyatro yorumu yazmaya ya,belki de bu hafta herhangi bir şey izlemeyişimden yazmamışımdır:)

Neler yaptım hatırlamaya çalışıyorum şimdi.Tabi dizilerden yardım alacağım ki hatırlayayım:) Ne kötü değil mi, nasıl bir yer edinmişse hayatımda diziler onlarla hatırlıyorum zamanıL Çok fazla dizi seyrediyor olmamdan duyduğum rahatsızlığı psikoloji öğretmeni olan komşum Gönül abla ile paylaşmıştım bir keresinde bana “ mutlu oluyorsun ,yorgunluğunu öyle atıyorsun çok kötü bir şey değil” demişti, ben de biraz olsun rahatlamıştım.Fakat yorgunluğumu atmak için daha faydalı ,yararlı uğraşlar edinsem daha iyi olur kanaatindeyim. Her sene "bu yıl dizi izlemeyeceğim" diyorum ama gene kaptırıyorum kendimi.Cumartesi günü NTV de bir programda Murathan Mungan, yabancı bir yazarın sözünü söylemişti “yaşadıklarımla kötümser,irademle iyimserim” diye.Ne kadar manidar değil mi ama o kadar da sancı verici.Bakınız bu sözü hafızama yazmakla hata mı etti sancı verdi şimdi.Dizi izleme noktasındaki iradesizliğimi yazıp arkasından bu sözü hatırlayarak zayıf oluşumu hatırladım ki bu bana sancı verdi.Neyse sancı çekmeyi seviyorum.Sancı varsa ümit vardır her daim.

Velhasıl, Salı günü her Salı olduğu gibi arkadaşlarla toplanacaktım ki Nurgül çağırdı “yarım saat de olsa gel” diye. Nurgül ‘ün annesi ertesi gün hastaneye yatacaktı ,4 çocuğunu evde dünyaya getirmiş ve hiç doktora gitmemiş biri olarak çok korkuyordu.Biz de birlikte kafasını dağıtmaya çalıştık ki saatler ilerledi ve ben ordan ancak eve gidebildim:) Cemile teyzemiz ameliyatını oldu ,başarılı da geçti çok şükür ,inşallah her şey yoluna girer.Korktuğu kadar olmadığını anladı ama her şeyin ilki ürkütücüdür bu tecrübeyi ne desek de kendi yaşayarak anladı.Kuş olup kaçmak istiyordu, “fazla para vermeyi teklif etsem canımı acıtmasalar” diyordu:) Tecrübenin verdiği dersi hiçbir keskin söz veremiyor maalesef.

Çarşamba günü komşum Yeliz’ e “ev işinde yardım edeyim” dedim ki(aslında o zorla yaptırıyordu:)) Nurgüller hastaneye gidiyorlarmış beni de aldılar Yeliz’e pek yardımım dokunamadı maalesefJ Perşembe günü evdeydim.Cuma günü de evime gittim yeğenlerimi sevip.Cumartesi günü kendi kahvaltımı komşum Figen’ de yapıp, Nilü hasta olduğundan yeğenlerime kahvaltı hazırlamaya gittim, ordan da Cemile teyzeyi hastanede ziyaret ettim.

Akşam Gönül abla geldi çaya epey muhabbet ettik.Bir ara da Figen uğradı.

Pazar günü ise Figen ile alışverişe gittik birlikte uzun zamandır çıkmıyordum alışverişe ayaklarım ağrıdı :) Akşam da Asu Teyzeme gittim, annem ordaymış. Teyzem köyden geldiğinden beri gidememiştim iyi oldu. Ay aman göya bişey yapmadım dedim ama uzun oldu birikince.Epey de bişey yapmışım :) Bir de ayrıntıları ile yazınca böyle uzuyo.Bir arkadaşımın bloğuna yorum yapan biri “ne bu böyle ,bize ne sizin yaptıklarınızdan her şeyi yazmayın” diye yorum yapmıştı çok gülmüştüm,inşallah o kişi benim bloğuma rastlayıp okumaz ;çünkü öfkesi artabilir. Kime ne canım tapusu benim değil mi istediğimi yazarım :)

Dolu ve anlamlı anlar yaşayıp,yazmak dileği ile…

4 Aralık 2007 Salı

Kesintisiz muhabbet...

Merhaba, bir haftayı daha geride bırakmanın hüznü ve yeni haftanın heyecanı ile, herkese bol bereketli,hareketli,huzurlu bir hafta diliyorum.

Geçtiğimiz hafta yoğun bir hafta idi.Sosyal faaliyetlerin bol olduğu ,3 sinema filmi izlediğim bir hafta ... Normalde yılda bir kez anca giderdim sinemaya ama bu hafta kısmetimde 3 tane birden izlemek varmış.

Cuma günü Arzu ablam geldi Erim'le birlikte kalmaya.İlk kez sakin bir gece yaşadık:) sadece annem, babam, Saliş ve ben vardık.Sabahı kabustu tabi:) Salih Balıkesir'den,ablam ve çocukları evlerinden geldi sabahın köründe:(

Zaten geç yatmıştık sayelerinde uyuyamadık:)

Cumartesi günü gündüz Nilü ve Hilal ile birlikte iş arkadaşım Aylin'e oturmaya gittik.Bizleri ağırladığın için çok teşekkürler Aylinciğim,yine geliriz:)

Cmt akşamı da ailecek Salih'in gelmesi şerefine(!) annemde yemekteydik:)

Pazar günü ise ablamda kahvaltıdaydım,oradan Hüseyin'in nişanına gittim,Hüseyin'e ve müstakbel eşi Zeynep'e huzurlu,bereketli,sağlıklı bir yuva temenni ediyorum.

Oradan da İclal ile buluşup bir şeyler yiyip ,sinema izledik.Akşamına evime geçtiğimde Saliha ve kuzen Musti bana gelmişler kahve içtik,yalancı mantı makarnası yedik:) ve Musti ile birlikte işi gereği araba ile gitmesi gereken yerlere gittik.Kahve Dünyasında mola verdik ki sahlepleri çok büyük bardakta veriyorlar,çok fazla geliyor midem bulandı doğrusu:)

Bu arada komşularıma müjde vermek istiyorum Pazar günü Kahve Dünyası'ndan kendime kahve pişirme makinesi aldım:) Dün de ilk kez profesyonel kahve yaptım. Nasıl taştı anlamadım,sanırım kısmetim bol:)))) Velhasıl artık kahveler benden:)

Aramızda kalsın kahve bahane,hedef muhabbet:)

Dost meclislerinde, kesintisiz muhabbet dileği ile...

Anka Kuşu...


Merhaba,Pazar günü İclal ile birlikte Mesut Uçakan'ın filmi Anka Kuşu'nu seyrettik.Filmi izlerken emeğe saygılı biri olarak hiç yapmayacağım bir şey aklıma geldi , sinema salonunda çıkmak,çıkmadım tabi:(

Ama çok istedim çıkmayı ,bir filmi izlerken hiç bu kadar canım sıkılmamıştı. Mesut Uçakan kusura bakmasın çok basit bir film yapmış.Nette inceledim ,Uçakan'ın film hakkında anlattıkları ile alakası yok filmin .Anlatmak istediklerini yansıtamamış,oyuncuları çok kötü seçmiş,çoğu rol yapmayı beceremeyen insanlar .Uçakan'ın başka filmlerini izlemiştim içlerinden çok beğendiklerim olmuştu ama bu "Anka Kuşu" cidden çok kötü bir film olmuş.

30 Kasım 2007 Cuma

Yaşamın Kıyısında...



Merhaba,dün yukarıda afişini koyduğum Yaşamın Kıyısında adlı sinema filmine gittik.Fatih Akın'ın senaryosunu yazıp yönettiği filmin ödül aldığını da biliyorum.Biz de Derya'nın ısrarı ile gittik.(Deniz,Derya,Nurcan,Saliha ve ben) Aslında izlemeyi istediğimiz film Mutluluktu ki sanırım 2.defa girdiği vizyondan kalkmış:(

Filmi izlerken sürükleyici olmasına rağmen canımın sıkıldığını itiraf etmeliyim.Filmde işlenen iki genç kızın yakınlaşması doğal gösterilmiş ki bu filmi izleyen liseli iki yakın arkadaş bu durumun normal olduğunu düşünebilir.Kötü örnek:(Aykırılık göstereyim derken sonuçlarını düşünmemiş ki belki de kendisine böyle şeyler normal geliyordur. Seyirden,yaşamımıza geçiyor maalesef bazı şeyler. Anormal olanı bu tarz alıştırmalarla normal görmeye başlıyoruz.Sonra "ne oluyor bu gençliğin hal"i diye yakınıyoruz.Türkiye, Avrupa gibi ahlaken çöktü diyoruz.Tv de sürekli her mutluluk ya da mutsuzluk anında insanların elinde içki şişesi gösterilmesi de bu tarz bir yaklaşım.Bunların bilinçli yapıldığını ve eleştirel yaklaşımlarımızı seyrederken unutmamamız gerektiğini düşünüyorum.

Evli ama mutsuz bir çiftin başkasına aşık olmasını,yasak bir ilişki yaşamanın doğal olduğunu gösteriyorlar mesela ki iğreniyorum.Başımıza bir gün gelse "ne var bunda" diyecek kıvama getirdiler neredeyse bizleri.Bir milleti yıkmak için topa,tüfeğe gerek yok; ahlaken yozlaşan bir millet yıkılmıştır.

Türkiye üstünde oynanan oyunların yeni adı ahlaki bakış açımızı yerle yeksan etmek:(

Tekrar filme dönecek olursak Fatih Akın , Filimde bariz bir şekilde Almanya'yı iyi, Türkiye'yi kötü göstermiş.Dünyada izlenen bir filmde bunu özellikle belirtmesinde de art niyet arıyorum.Bence Fatih Akın Almanlaşmış.Ama "Gece Yarısı Ekspresi" ve benzeri fillmlere gösterilen tepki sanırım bu filme gösterilmedi:( En azından ben duymadım.

Beni rahatsız eden bu sahneler olmasa idi bu filmi çok hoş bulabilirdim.

Gene de emek verenlerin ellerine sağlık.

26 Kasım 2007 Pazartesi

İyi doğdun Fatmaaaaaaaa...

İyi ki doğdun Fatmacığım,iyi ki varsın ve iyi ki benim gibi bir arkadaşa sahipsin:) Ne mutlu sana; ki çok şanslısın :)

Şekerim benim doğum günü kutlamalarım bu şekilde, megalomanyakça yani:) Sen kaşındın “doğum günü,doğum günü dedin,başımın etini yedin; al sana doğum günü kutlaması ,muradına er” ay çok kafiyesiz bir kutlama mesajı oldu:)

Fatmacığım herkesin doğum gününü kutlarsın benimkini kutlamazsın diye sitem etti durdu.

Bilmiyordum ki doğum günü tarihini bilsem kutlamaz mıyım hiç.Ama artık biliyorum ve seve seve kutlarım.Şaka bir yana iyi ki doğdun canım arkadaşım ve iyi ki seninle lisede de olsa yollarımız kesişdi.Sen lise yıllarımda ve daha sonrasında dostluğunla, her zaman hayatımda değerli ve özel bir yere sahip oldun.Evlenip ABD’ye gitmen ,gözden ırak olman arkadaşlığımızda olumsuz hiçbir etki yapmadı.Nette de olsa görüşüyor irtibatımızı hiç kesmiyoruz. Net olmasaydı da mektuplaşırdık.Dostluğa önem veren her yolu bulur evvelallah.Fatmacığım Aralık ayında inşallah Türkiye’ye geleceksin ,5 Ocak ‘ta da Ayşe’de toplanacağız .O zaman doğum gününü yüzyüze de kutlarım.

Rabbim sana sağlıklı,huzurlu,ve birlikte geçireceğimiz hayırlı uzun bir ömür versin.

Nice senelere; sevgiyle…

İyi haftalar...

Merhaba,Yeni bir hafta başı ,yine bir hafta başıJ “Her hafta başının bir hafta sonu vardır” sözü ile teselli bulurken; herkese hayırlı, bereketli, sağlıklı ve huzurlu bir hafta diliyorum.

Cuma günü arkadaşlarım Birsen ve Aysel kızları ile birlikte kalmaya geldiler bana.Ablam,kızkardeşim ve Figen de katıldı aramıza .Güzel bir akşam geçirdik birlikte ,ertesi günü de Nilü ye kahvaltıya gittik.Akşam üstü yan apartmandaki komşumun oğlu vefat etmişti başsağlığına gittim .Allah anne ve babasına sabır versin Cennette buluştursun inşallah.

Akşam Gönül abla geldi çaya, oturup muhabbet ettik bir güzelJ Bir ara da Figen uğradı.Hafta sonları evcilik oynuyoruz resmenJ Pazar günü annemlere İclal ve annesi geldi .Nilü de yeğenlerimi enişteme bırakıp gelmiş.Güzel ,muhabbetli,eğlenceli bir gün geçirdik hepbirlikte.Ayaklarınıza sağlık…

İclaller gittikten sonra Serpil’e uğradık Nilü ile hazır evden çıkmışken ,çocukları da enişteme satmışken değerlendirmek istedi. Mücella da oradaydı muhabbet ettik.Nilüfer evine gitmek için biz de Müclerle sinemaya gitmek için yola çıktık ki ,kızkardeşim aradı “gişede kendisine sıra geldiğinde bilet kalmadığını”söylediL Bizse yolumuzdan dönmeyerek Taksim’e çıktık.Saliha ve Deniz ile buluşup yemek yedik.Genç turkcelliyiz yaJ Derya da yemek esnasında bize katıldı. Ardından kızlarla ayrılıp Deniz, Saliha ve ben Beyaz Melek’e gittik sonunda.

Beyaz Melek...

“Beyaz Melek” e dair bir yorum da ben yapayım istedim:) Nette filme dair resim bakayım derken o kadar çok yorumla karşılaştım ki ben de eksik kalmayayayım dedim:) Bu yorumların çoğu olumlu yorumlar ki ,övgü dolu sözleri hak eden gerçekten etkileyici bir film olmuş. “Sanat insan içindir” sözünü savunan biri olarak konusu itibari ile işlenilmesi gereken bu önemli konuyu işlemekle çok hayırlı bir iş yapmış Mahsun Kırmızıgül. Öyle hayırlı bir iş ki bize insanlığımızı hatırlattı.Yaşlıları zaten çok seven ve büyükdedelerini ve büyükannelerini kaybetmişL biri olarak ;ve filmde işlenen olumlu örnek katagorisinde olduğunu düşünen biri olarak, olumsuz örnekleri de yakınen görmeyişimden inanasım gelmiyor bu tür insanların olabileceğine.Arkadaşlarımla defalarca huzur evine gitmeye niyetlenmiştik ve bir türlü kısmet olup gidememiştik. Gitsek bu kadar şaşırmazdım kimbilir:(

Konu güzeldi,oyuncular güzeldi,çok da güzel işlenmişti.Görsellik de harikaydı, gitmek istediğim yerlere yeni yerler ekledim bu filmle birlikte.Bazı sahnelerin daha uzun daha detaylı olmasını isterdim, ama malum 120 dakikaya ne kadar sığabilirse o kadar sığmış.

Mala Ağanın ölüm sahnesinde kısa süre önce vefat eden eşi de bulunmalıydı diye düşünmüştüm, ki kızkardeşimin de aynı şey aklına gelmiş.

En iyi reklam tavsiye edilendir.Bu film gişe rekorları kırar kesin.Bana tavsiye edip “tam senlik ,mutlaka gitmelisin” demişlerdi arkadaşlarım; ben de gitmeyenlere gönül rahatlığı ile tavsiye edebilirim . Ağlatan sahneler çoğunlukta fakat ben “babam ve oğlum”filminde daha çok ağlamıştım.Ruh halime bağlı oalbilir bu durum tabi bilemiyorum.Ağlamak değil anlamak mühim olan.

Mahsun Kırmızıgül’ün ve filme emek veren bütün herkesin ellerine,yüreklerine sağlık.Böyle bir filmi sinemamıza sundukları için herkese çok çok teşekkür ederim.

23 Kasım 2007 Cuma

Tozlu Çizmeler...

Merhaba,dün akşam Fatih Reşat Nuri Sahnesinde İsmet Küntay’ın yazdığı “Tozlu Çizmeler” adlı tiyatro oyununu seyrettik. Tozlu Çizmeler bu sezon ilk kez perde açtı.Levent Üzümcü’nün “Yüzbaşı Rıfkı” rolü ile önemli bir yer aldığı oyun ,1.Dünya Savaşı’nda işgal altında olan İstanbul’u anlatıyor.

Ve Anadolu’daki özgürlük mücadelesini...

Doğrusu işgal altında olan yer İstanbul ;ama müthiş öngörüsü ile Anadolu insanı ülkesindeki bu işgale dur demede İstanbul halkından dahi daha çok mücadele ediyor.

İsmet Küntay 1919 yıllarında geçen oyunda bugünü anlatmaya çalıştığını söylemiş. Vallahi doğru söylemişJ Oyunu izlerken sürekli günümüz Türkiyesini ve dünyasını izliyormuş hissine kapıldım.Karşılaştırmalar yaptım,kıyasladım…

Yazarın Cumhuriyetimizin 85. yılına armağan ettiği Tozlu Çizmeler’i izlerken gerçekten çok beğendim; fakat oyunu bir giriş olarak kabul edip gelişme ve sonucunun da sergilenmesini isterdim.Elbette koca bir mücadele tek oyunla anlatılamayabilir. O zaman da oyunun seri halinde yeni oyunlarla tamamlanabileceğini düşünüyorum. Böylelikle çoğu insanın “Avrupa Yakası”ndaki başarılı oyunculuğu ile tanıdığı Levent Üzümcü sayesinde seyrettiği ve kapalı gişe oynayan oyunun devamı ile hem tarihsel bilgimiz artacak ,hem de daha fazla tiyatro seyredilecek.

Oyunun ikinci perdesini ,birinci perdesinden daha çok beğendiğimi söylemek isterim. İçimde coşku oluştuğu ve heyecanladığım sırada oyunun bitmesi üzdü beni.Bitiş sahnesi çok hoştu.

Maalesef ben isim tutamama özürlüyüm .O sebepten oyuna diğer emeği geçenleri zikredemedim yazımda.Başka yerden bakıp yazmak da göstermelik olacaktı ki hiç gerek yok öyle bir şeye.

Emeği geçen herkesin eline,yüreğine,zihnine sağlık…

19 Kasım 2007 Pazartesi

Bir konserin ardından...



Aşağıdaki yazıya koyamadım bu resmi :) Ay ben bu blog işini tam anlamıyla çözene kadar böyle saçmalıklar yapacağım demek ki:)))

Sağlık olsun buna da şükür:)

Bir konserin ardından...

Merhaba ,uzun bir ara verdim sanırım :) Bazen böyle ketumlaşıyorum. Ne yazasım geliyor ,ne okuyasım. En son Salı günü yazmışım ama o günden bugüne neler yaptığımı yazmıcam:) Hadi iyisiniz:) Sadece Cuma gününden bahsedeceğim .Cuma günü CRR 'de Ahmet Özhan'ın konserini izledim.Muhteşem bir konserdi.İstanbul'da yaşayan herkese tavsiye ederim .Her ay oluyormuş.İlk kez katıldım ben.İnternetten bilet alma işi çok güzel oldu.Evvelden yol üstünde olmadığından ve etkinlik günü bilet kalmadığından izlemek istediklerimi izleyemezdim.Ahmet Özhan'ın konserini ilk kez izledim.Çok nezih ve tamamen dolu bir salonda bizlerin çok hoş vakit geçirmesine sebep oldu söylediği güzel sanat müziği eserleri ile.2 saatlik konser boyunca gönlümün dinlendiğini hissettim.İlgilenenlere tavsiye ederim 29 Aralık'ta tekrar varmış.Ben tekrar gitmeyi düşünüyorum doğrusu.Bu kez annemi de götürcem inşaallah.Ne de olsa Türk Sanat müziği sevmem de annemin rolü büyük.Babam da sürekli türkü dinler ama benim gönlüm sanat müziğine kaydı.Bu yaşıma kadar da sadece sanat müziği dinledim.İş yerimdeki çalışma arkadaşlarım zaman zaman "yeter ama ,baydın,sürekli aynı tarz müzik dinlenir mi" deseler de ben "başka söz söyleyemem aşktan yana" :)

Ahmet özhan ve saz heyeti ,sizlere çok teşekkür ederim.Hepinizin yüreğine sağlık...

13 Kasım 2007 Salı

Takdir-i ilahi:)

Merhaba,Cumartesi çok sevindirici bir haber vermişti İcloş bana.Dün de haberin sahibi ile msn de yazıştım.Temmuz ayında ABD ye yolculadığımız Seyhancığım bebek bekliyormuş.Çok şaşırılan bir durumdu bu bizler için, biz de çok şaşırdık:) Seyhan 'ın bebekten önce yapacağı şeyler vardı çünkü. "İsteyerek mi,kaza mı" diye sorduğum absürt soruma tam Seyhanca bir cevap verdi beni mahcup ederek:) "ne isteyerek,ne kaza ile;takdir -i ilahi" dedi:) Süpersin Seyhan yaa...

Süper bir anne olacağına da adım gibi eminim. Öyle tatlı,öyle dolusun ki ;çocuğuna bu birikimleri sunacağını biliyor ve çocuğunun yerinde olmak istiyorum doğrusu:) Sanatçı bir annenin çocuğu olmak büyük şans doğrusu.Enişte beyden de şüphem yok.İyi bir birlikteliğin meyvesi olacak olan yeğenimizi dört gözle bekliyoruz.Hadi bakalım hayırlısı inşaallah.

Canım yaaa diyecek söz bulamıyorum .Rabbim bebişinin yolculuğunda sana ve bebişine kolaylık versin,sağ salim dünyaya gelmesini nasip etsin.Dünyada da sizleri bir ömür boyu mutlu yaşatsın .

Rabbim nerde çocuk hasretiyle yanan aileler varsa hepsine de bu mutluluğu tattırsın...Amin...

12 Kasım 2007 Pazartesi

:)))

Merhaba, Gene bir hafta başı:) Bir hafta sonum da geldi geçti:)Gene beklerim :) ne tatile doymayan biriyim di mi:)Açım ben açJ Herkese hayırlı haftalar diliyorum bu arada.

Cuma akşamı iş çıkışı akrabadan da öte olduğumuz Medişko’ya gittik.kızı Kamile annesine gitmiş bizi de çağırdı “illa gelin,göreyim “ diye.İyi oldu özlemişiz birbirimizi.Kamileler bizim çocukluk arkadaşımız,komşumuz; hatta akrabadan da öte yakınlığımız.Hiç kopmadık birbirimizden.Allah hiçbir zaman da koparmasın.

Salı günü Saliha ‘nın gece yarısı dişi tutunca kuziş Musti ile arkadaşımızın dişçi eşinin muayenehanesine gittik.Sağolsun tanıdık olunca gece yarısı açtı muayenehanesini bizim için.Malesef kurtaramadı dişini son raddeye gelmiş çekildi:( Hazır gitmişken biz de baktırdık dişlerimize Musti ile.İkimizde de işlemler vardı.Bu Cuma’ya randevu almıştık.Musti Saliha ile beni Medişko’dan aldı ve dişçiye gittik birlikte.Oradan da beni evime bıraktılar gelmişken de kahve içtiler bende:) Bu arada Musti’nin arkadaşı Berivan ile tanıştık.Tanıştığımıza da memnun olduk:)

Cumartesi bizim lise son grubu ile buluştum Fatih’de. Sevin,İclal,Ayşe Sümeyra ve Sema ile… Önce bir cafede toplandık,sonra da bir lokantaya gidip hem karnımızı doyurduk hem de uzun uzun sohbet ettik.Ayşe Sümeyra’dan çıkmıştı bu fikir.Ne iyi ettin de düşündğn toplanma işimizi Ayşeciğim,hepinizi çok özlemişim sağol var ol.Bidahaki buluşmaya kadar hoşça ve dostça kalın. Oradan ablama gittim yeğenlerimi çok özlemişim onlar da beni:) Ballarım benim sizi çok sevdiğimi söylemiş miydim:) Oradan da komşum Figen’e çıktım kahve içmeye, sabah da kahvaltıya çıkmıştım yazmayı unutmuşum:)

Pazar günüm gene dinlenerek geçti çoğu Pazar gününde yaptığım gibi.Bir ara Gönül ablacığım sağolsun kahvelerimizi de yapıp çıkmış.Biliyolar benim Türk kahvesi yapmadığımı ama içmeye bayıldığımı tabi:) Arkadaş açısından da ,komşu açısından da çok şanslı olduğumun farkındayım bu arada :)

Allah Allah neden bu kadar gülümsemişim ben bu yazıdaJ Şöyle bir baktım da her yere gülme işareti koymuşum.Aman aman iyi “maşallah” diyeyim de nazarım değmese.Keşke hep gülsem ne ala :) Aaaa yazmayı unutmuşum aslında ben çok sinir bozucu bir haber aldım Cuma günü ama Allah sabrını veriyor sanırım umduğumdan daha olgun karşıladım aldığım haberi. Yani çok sinirlendim o ayrı konu ama gene de iyiydim:) Ne olduğunu yazmıcam şimdilik.Nedense ben buraya olumsuzlukları yazmıyorum pek.Başkalarının okuduğunu bilmek mi kötü hadiseleri yazmamı engelliyor bilmiyorum.Ya da “zaten kötü olay unutayım hatırlamayım “diye mi yazmıyorum onu da bilmiyorum:) Bide ilerde Allah verir de bir çocuğum olursa onun bilmesini istemiyorum :)



Anlatmadığım gibi sıkıntılı günleri yaşamasam ne iyi olur di mi:) Sağlık olsun,ne olursa olsun hayırlı olsun.Nihayetinde şer bildiğimizde de hayır vardır.Amenna…

Her şeyde hayrı gören gözlere sahip olmak dileği ile…

9 Kasım 2007 Cuma



Merhaba, beni çok mutlu eden bir haberi paylaşmak istedim bloğuma.Resimdeki güzeller güzeli canım kuzişim Sevde dün yice kitabımız Kuran ‘ı Kerim’i okumayı öğrendi. Anneciğin en çok istediği şeydi bu. “Oğlanlarıma öğretemedim ,tek ümidim Sevde, ben öldüğümde arkamdan evladımın Kuran okumasını istiyorum” der dururduJ Allah gecinden versin yengeciğim ama haklısın bir evlattan beklenebilecek en anlamlı istektir bu.Uyanıksın vesselamJ

Canım Sevdem elbette bu sebepten öğrenmedi Kur’an’ı. Her müslümanın öğrenmesi ve okuması gerektiği bilinci ile öğrendi.Allah muvaffak etsin inşallah.

Dün akşam yengemlerdeydik . Sevde’nin bu güzel haberini pasta alarak kutlamak istedim ben de. “Mutluluk topu”adını verdikleri pastayı kapış kapış yedik ailecekJ Tabi Mustafa’nın almaya gitmesi için Kurtlar Vadisi’nin bitmesini bekledikJ

Canım kuzişim ,Allah okuduklarını anlamayı ve anladıklarını yaşamayı nasip etsin inşallah.Hayatın boyunca Kur’an ahlakıyla ahlaklanmanı ve Kur’an ‘dan aldığın şuurla yaşamanı dilerim. Yüce kitabımız seni korusun…

6 Kasım 2007 Salı

İyi ki doğdun canım ablam...


"Canımın taaa içisin sen,nasıl severim bir bilsennn..."

Merhaba ,bugün Arzu ablamın doğum günü.Kaç yaşına girdiğini hatırlamıyorum,zaten o da yazmamı istemezdi:)

Onun doğum gününü kutlamak için bloğuma yazmak istediğimde ilk yukarıdaki şarkı sözü mısralarını yazmak geldi içimden.Gerçekten canımın içisin sen Arzu ablam.İyi ki doğdun,iyi ki varsın,iyi ki benim halamın kızısın sen yaw.Halam ben doğmadan vefat etmiş, halamın ismini de bana koymuşlar hatta.Çilekeş bir hayata "elveda" derken Arzu ablamı hayata ve bizlere armağan olarak bırakmış.Canım halacığım mekanın Cennet olsun.

Arzu ablacığım sen , hayat dolu,neşeli,kıpır kıpır görünüşün ile bize hep sevinç verirsin.Dileğim o dur ki; hep gül,hep mutlu ol,hep sağlıklı ol ve hep bizlerle ol.

Canım ablam hayatın anlamını bilerek,neden yaşadığının farkında olarak,nasıl yaşayacağının bilinci ile,yaşaman gerektiği gibi yaşamanın gayreti ve iradesi ile geçireceğin uzun bir ömür diliyorum.

Seni çok ama çok seviyorum ,iyi ki varsın...

5 Kasım 2007 Pazartesi

Dizilerle geçen günlerime dair:)

Merhaba! Uzun zaman olmuş yazmayalı.Kayda değer bişey de yok sanırım.Şimdi neler yaptığımı düşünüyorum da hatırlayamıyorum.Ben günleri dizilerle çözüyorum iyisi mi dizileri hatırlayarak düşüneyimJ Salı günü Binbir Gece vardı evdeydim,Çarş günü Yaprak Dökümü vardı amcamlardaydık .Annemlerin gündüz günü vardı akşama da biz gittikJ Perşembe günü iş yerinde çok kötü bir gün geçirdiğimden eve gider gitmez uyudum dizi mizi seyredemedim dolayısı ileJ Cuma günü Hatırla Sevgili vardı lakin bizde de afacan yeğenlerim ve ablam vardı çok seyredemedim L Eniştem bir yakınının vefatından dolayı memlekete gidince ablamlar annemde kaldı.O akşam komşularla oturduk. Ertesi gün ben komşumun kızı ve arkadaşım Berna’ya gittim.Evlendi ve çocuğu oldu anca fırsat bulabildim maalesef. Bu vesile ile komşum Nebahat abla ve kızları ile de görüşme fırsatım oldu.Bernacığım mutluluğun daim olsun,huzurun hiç bozulmasın.Cumartesi akşamı yeğenlerim babasızlıktan çıldırmıştı hiç durmadan beni çağırıyorlardı arayıp mecbur gittim tabiJ Bu ilgiyi babaları varken göstermezler zira banaJZoraki Koca'yı da orda izledim:) Pazar günü halamın gelini Necocuğum anneme geldi ,kızı Seda da…

Nilü ile tekrar anneme geldik biz de onları görmeye. Bu arada komşularıma kahve içimlik girip çıkmalarımı anlatmıyorum vakit almasın diyeJ

Pazar akşamı da kuzişim Rukiş’e gittik JNilü eniştem burada yokken fırsatını en iyi şekilde değerlendirdi maşallahJ Allahım onları birbirlerinden hiç ayırmasın ,huzurlarını hiç bozmasın.Çocuklar “baba”dedikçe “Allah sizi ayırmasın” diye dua ettim. O araşmalar,ağlaşmalar ne hüzünlü ama bir o kadar da mutlu oluşlarının emaresiJ Güzel yeğenlerim annenizle ,babanızla ve tabi ki bizimle hep mutlu olun e miJ Bu arada kız kardeşim bana bağırdı bi ara Alperen şiddetle kızdı ona “benim teyzeme bağırma” diye şok hoşuma gitti doğrusuJ Anekdot olarak düşeyim, ilerde bahsedeceğim hoş bir anıdır J

Alperen hep beni sev e mi,en çok beni sevJ Saliha çatlasın da patlasın J

Dünyanın en güzel şeyleri, yeğenlerim, sizleri seviyorum…

30 Ekim 2007 Salı

Gene beklerim:)

Merhaba! Şu an yazmam ne kadar doğru bilmiyorum.Çünkü çok sinirliyim.İnanılmaz derecede çok siniriliyim.Niyetli olmamın sinirli oluşuma katkısı büyük ama ben zaten sabahları sinirli olurum geneldeL Sinirlerimin yatışmasını ümid ediyorum:)

Cuma günü bahsettiğim gibi Kübra’nın kınasına gittik.Kınada uzun zamandır yüzyüze görüşemediğim arkadaşım Ferhan da vardı ki onu görmek beni çok mutlu etti.Biz yaşlanmışız sanırım kınanın yakılmasını zor bekledik gürültüden dolayı.Nilü annemde çok nadir kaldığından geldiğinde aile geleneğine uyup birkaç kapı birden gezmek izterJ O gün de gündüz Gülden’e,akşam kınaya geldikten sonra kına çıkışı yengem Şazo’ya gittik. O akşam annemde kalıp ertesi günü önce kuzenimiz Ülkü’ye kahvaltıya gittik. Rukiş ve Zeyno ‘da ordaydı. Ülkü çok harika bir kahvaltı sofrası hazırlamış bize sağolsun. Oradan da babamın teyzesinin kızı Esma ablaya gittik hepberaber. Kızı Miray ile birlikte güleryüzleri ve ikramları ile çok güzel ağırladılar bizi sağolsunlar ,onlara da çok teşekkürlerimi iletiyorum. Ardından ablam kayınvalidesine geçiş yaptı, ben arkadaşım Müc’ e uğradım Nurgül ve Birsen de uğramış görüşmüş olduk.Oradan ben de ablamın kayınvalidesine uğradım.Daha sonra Saliha nın iş yerine uğrayıp onu alıp anneme geçtim.Oradan Eyüp bizim o tarafa geçiyormuş beni de bıraktı sağolsun evime geçtimJ Sayamadım kaç kapı oldu yaw:) Merak etmeyin yoğun geçirdiğim Cmt gününden sonra dinlenerek geçirdim iki günümü.

Pazar günü bütün gün evdeydim .Akşam üstü İclal ile luneparka gidelim dedim ki gitmez olaydım:) Asla İclal’den lunepark arkadaşı olmayacağını anladım bu deneyimle:) Kız balerine biner binmez kireç gibi bembeyaz kaldı. Ben çığlık çığlığa “bayılan var durdurun” diye bağırdım. Ödüm koptu bişey oldu diye. Tabi fenalaşan İclal ‘i zor kendine getirip soluğu evde aldık.Karnımızı doyurup tv izleyerek sıkıcı ama sakin bi gece geçirdik:)

29 Ekim Cumhuriyet bayramı dolayısı ile Pzt de tatildi malumunuz üzre.Bu vesile ile Cumhuriyeimizin 84.yılı kutlu olsun.Ülkemiz ve milletimiz birlik ve beraberlik için olsun her daim inşallah.

Pzt günü Gönül ablaya kahve içmeye indim sadece.Bütün gün evdeydim; uyudum ,dinlendim iyi oldu benim için.Akşam yemeğine Nilü’ ye gittim. Oradan da eve gittim.

Gene gelmesini beklediğim tatil günlerim böylece geçti işteL Her zaman beklerim :) En sevdiğim gün Cumartesi ,çabucak gelmeni dilerim:)

26 Ekim 2007 Cuma

Merhaba ! Pzt günü evimdeydim sakin sessiz bir akşam geçirdimJ Salı günü toplantıdaydık kızlarla Deniz ‘in doğum günüydü. Oradan da tesislere gidip çay içtik.Çarşamba günü Nurgül’e uğradım biraz Aysel de vardı.Dün de evdeydim uyudum,dinlendimJ yoğun bir hafta değildi şükürJ Bu akşam akrabamız ve arkadaşımız Kübra’nın kınası var oraya gideceğizJ İnşallah çok mutlu olursun Kübracığım.Hayat sana güzellikler yaşatsın.

Referandum oldu...

Merhaba!Haftasonu bilgisayara girmediğimden yazacak şeyler de birikiyor.Geçtiğimiz Pazar günü ilk kez referandum yapıldı ülkemde.Bize “Cumhurbaşkanını halk seçsin mi” diye sordular .Arzu ablam “ben hayır diyeceğim,neden getiriyoruz başımıza meclistekileri bi cumhurbaşkanımızı seçemiyorlarsa,bir seçimin maliyeti çok fazla yazık değil mi”dedi ki bana da mantıklı geldi.Bir yandan da bize fırsat veriliyor kendi Cumhurbaşkanını kendin seç diye bunu elimizin tersi ile itmek de olmaz diye düşündüm.Hele son yaşananlardan sonra. “Demokrasi” diyenlerin kendi isteklerine ters olan bir adaya ,seçimde nasıl antidemokrat olduklarını hepimiz gördük. Geçen seçimde uzlaşma sağlayamayıp,dışardan cumhurbaşkanı seçmelerini de hatırlıyoruz. Ülkemde yaşayanların vekilleri sonuç istekleri gibi olmayınca insanların seçimlerini nasıl hiçe saymaya çalıştıkları daha dün yaşandı.Hal böyle olunca gene demokrasi adına çoğunluğun tercihine böyle çirkin müdaheleler yapılmasın diye ben de oyumu “halk seçsin” diyerek verdim. Hakkımızda her şeyin hayırlısı olsun her daim. Başımıza gelenler ülkenin huzuru be kalkınması için çalışacak dürüst ve namuslu,halkın istediklerine duyarlı kişiler olsun inşaalah.

30 yaşında biri olarak bir çok olaya şahit oldum.Ama hiç birini sanki hatırlamıyorumJ Söz uçar yazı baki kalır demişler.Yaşanan anlar da uçuyor.Bloğum bu açıdan da iyi oldu. Ne iyi ettim de bloğumu açtım ben.

İleride bugün yaşananları dizi yaptıklarında ,bugünü yaşayan biri olarak doğru mu anlatılıyor yoksa yanlış mı farkında olacağımJ Körü körüne izlediklerimle yorum yapmayacağım.

Her ne olursa olsun,hayırlısı olsun…

23 Ekim 2007 Salı

İyi doğdun Deniz...


Merhaba!Bugün Denizciğimin doğum günü.Doğum günün kutlu olsun Deniz...

Nice senelere sağlıkla,huzurla,birlikte...

22 Ekim 2007 Pazartesi

Referandum oldu...

Merhaba! Cuma günü tiyatro dönüşü Arzu ablamla Erim, Mustafa ,Sevde ve dönüşte aldığımız Yengem ( Sarı ŞazoJ )bize geldi.Arzu ablam karşıda oturduğundan ve sık gelemiyor olduğundan, o geldiğinde hepbirlikte toplanırız.
O gece de sabaha kadar muhabbet ettik.
Cmt günü sabah erkenden diğer hala kızım Dilek ve çocukları geldi bu kez.Hep birlikte kahvaltı yaptık .Herkes gideceği yere dağıldı Arzu ablamla biz dene yapalım diye düşünürken yolda verdiğimiz kararla sandalla Eyüp’e geçip ,oradan da Pier Loti’ye çıktık teleferikle. Çay ,simit ve yanında muhabbet derken çok keyifli ve sakin bir seyir oldu.Arzu ablamın akrabası varmış Eyüp’de, onlara da uğradık bir kahve içimlik. Çok şeker insanlardı sağolsunlar. Ardından tekrar anneme geçtik alışveriş yapıp,yemek hazırladık ki yengemler çağırdı “siz gelin”dedik,Yasin,Ayşe ve yengem geldi .Hala torunu Seda da geldi daha sonra Arzu ablamın bizde olduğunu duyup. O gece Arzu ablamlar yengemde kaldı.Pazar günü Saliş ile ben oyumuzu kullanıp kahvaltıya yengeme gittik öğleyinJ ardından annem geldi .Annem oruç olduğundan iftarı orda açtı.Biz Arzu ablamı bırakmaya gittik durağa. Dönüşte annelerimizi kahve içmeye götürelim dedik onlar da bizden beter ikilemeden indiler aşağıJ Kime ç.ektiğimiz anlaşılmıştır sanırımJ Fakat yolda karar değiştirip Yasin’lere gittik kahve içmeyeJ Ay ölecem gülmekten,anlatırken bile gülüyorum ,yaşarken de çok gülmüştüm.Resmen evcilik oynadık yaw.Dağılırken bi müddet görüşmemeyi temenni etmeyi de unutmadık tabi birbirimize:):):)
Sizi seviyorum sevgili akrabalarım sizinle vakit geçirmekten keyif alıyorum ama temennimde ısrarlıyım ,bi müddet görüşmezsem gülmekten yorulan çenemi anca toparlarım.
Kalın sağlıcakla,sevgiyle,birlikte…

Evcilik oyunu...

Merhaba! Cuma günü tiyatro dönüşü Arzu ablamla Erim, Mustafa ,Sevde ve dönüşte aldığımız Yengem ( Sarı ŞazoJ )bize geldi.Arzu ablam karşıda oturduğundan ve sık gelemiyor olduğundan, o geldiğinde hepbirlikte toplanırız.

O gece de sabaha kadar muhabbet ettik.

Cmt günü sabah erkenden diğer hala kızım Dilek ve çocukları geldi bu kez.Hep birlikte kahvaltı yaptık .Herkes gideceği yere dağıldı Arzu ablamla biz dene yapalım diye düşünürken yolda verdiğimiz kararla sandalla Eyüp’e geçip ,oradan da Pier Loti’ye çıktık teleferikle. Çay ,simit ve yanında muhabbet derken çok keyifli ve sakin bir seyir oldu.Arzu ablamın akrabası varmış Eyüp’de, onlara da uğradık bir kahve içimlik. Çok şeker insanlardı sağolsunlar. Ardından tekrar anneme geçtik alışveriş yapıp,yemek hazırladık ki yengemler çağırdı “siz gelin”dedik,Yasin,Ayşe ve yengem geldi .Hala torunu Seda da geldi daha sonra Arzu ablamın bizde olduğunu duyup. O gece Arzu ablamlar yengemde kaldı.Pazar günü Saliş ile ben oyumuzu kullanıp kahvaltıya yengeme gittik öğleyinJ ardından annem geldi .Annem oruç olduğundan iftarı orda açtı.Biz Arzu ablamı bırakmaya gittik durağa. Dönüşte annelerimizi kahve içmeye götürelim dedik onlar da bizden beter ikilemeden indiler aşağıJ Kime ç.ektiğimiz anlaşılmıştır sanırımJ Fakat yolda karar değiştirip Yasin’lere gittik kahve içmeyeJ Ay ölecem gülmekten,anlatırken bile gülüyorum ,yaşarken de çok gülmüştüm.Resmen evcilik oynadık yaw.Dağılırken bi müddet görüşmemeyi temenni etmeyi de unutmadık tabi birbirimizeJJJ

Sizi seviyorum sevgili akrabalarım sizinle vakit geçirmekten keyif alıyorum ama temennimde ısrarlıyım ,bi müddet görüşmezsem gülmekten yorulan çenemi anca toparlarım.

Kalın sağlıcakla,sevgiyle,birlikte…

Ne ömür şey ,oh ne rahat,yoktur eşin Lüküs Hayat...


Oley ! Şehir tiyatroları sezonunu açtı; ve tabi ben deJ …Tiyatroyu çok sevmeme rağmen oyun salonlarının mevki olarak bana ters oluşundan ve bilet teminin de zorlanıyor olmamdan dolayı tiyatroya çok nadiren gidebilirdim.Geçen sene internetten bilet temin etmeye başlayınca çok fazla oyun seyredebilme imkanım olmuştu.Tabi benimle birlikte bir çok kişiyi de sürüklemiştim tiyatroyaJ Sanırım herkes memnun kaldı.Kalınmıcak gibi değil ki öyle güzel ve kaliteli oyunlar sergiliyorlar ki şehir tiyatroları emektarları ,izlemeye doyum olmuyor.Emektarları diyorum çünkü gerçekten inanılmaz bir emeğin ürünü sergilenen oyunlar. Her oyun izleyişimde “ kesinlikle bu iş sevgi işi bunca zahmete başka nasıl katlanılır diyorum” tiyatro dönüşünde.

Cuma akşamı geçen yıl izleyip keyfini unutamadığım Lüküs Hayat ‘ı seyrettik Sadabat Sahnesinde. Tam 14 kişi hem deJ Arzu ablam ve oğlu Erim taa Kartal’dan geldiler bunun için.Kuzenlerim Mustafa,Sevde,Yasin,Ayşe,Hilal ,Hasan,Aylin,İlyas ,Saliha ve geçen seneki sadık tiyatro arkadaşlarım Deniz ile Elmas da bizimleydi. Sanki geçen yıl aynı oyunu izlememişim gibi tekrar izlerken keyif aldım.Espirilere aynı memnuniyetle güldüm gerçekten çok güzel bir oyun .İstanbul’da yaşayan herkesin izlemesini tavsiye ederim.Lüküs Hayat’ın oyuncularına ,ve emeği geçen herkese çok çok teşekkür ederim.
Yüreğinize ,emeğinize,bedeninize sağlık…

18 Ekim 2007 Perşembe

Nice Yıllara Canım Ömerim...




oh bee nihayet yeğenlerimin resmini ekleyebildim.Dün akşam Ömerimin doğum günüydü.Canım Ömerim iyi ki doğdun,iyi ki varsın... Sen ve Alperen benim hayatımdaki en güzel şeysiniz.Dünyanın en güzel duygusu teyzelik derken ne kadar samimi olduğumu anlatamam.Tabi anneliği yaşamadığımdan ama anne olursam inşaallah ileride çocuğumun sizler gibi dünya balı kuzenleri olacağı için de ne kadar şanslı olduğumun farkındayım:) 9 yaşına girdin canım balım .9 sene önce doğduğunda ilk seni gören ve kucağına alan bendim. Annenden de önce:) O an ki mutluluğumu ve 9 yıl boyunca hayatıma kattığın sayısız mutluluğu anlatmakla bitiremem .Seni öyle çok seviyorum ki bunun tarifi yok.Senin gibi bir yeğene sahip olduğum için öyle mutluyum ki.Senin güzel ahlakın hiç değişmesin ve sendeki muhteşem özellikleri ömrün boyunca koru olur mu teyzem.Hayatın uzun,sağlıklı,huzurlu geçsin inşaallah. ne iyi ettin de 17 ekim 1999 sabahı geldin.Ailemize şeref verdin:)

Resimlerim bozuk farkındayım acemice anca bu kadar oldu:) Tel de yeni biliyorsunuz doğum günümde kardeşim aldı.Bu arada doğum günü resmimi de eklicem birazdan:) Görmemiş gibi oldum ama paylaşmak mutlu ediyor beni:) Resimdeki çiçek ince ruhlu babamdan Ömer'e .Hem bu yaşta hem de erkek olması dolayısı ile ilginç ve güzel bir hatıra olacak hediye olarak çiçek almak Ömer için.Belki de ilk ve sondur:) Yok yok babam ona daha ne çiçekler hazırlar.Babam çiçekci de:)


İşte bu da benim doğum günü pastam:) bunu kardeşim çektiğinden net çıkmış:) Neyse elbet ben de telefonuma ve teknolojiye alışacağım.Hep böyle angut kalacak halim yok ya:)
Her şey iyiydi hastı doğum günümde de şu 30'a vurguyu fazla abartmış Salihacık:) Neyse artık abartsa da abartmasa da yılları geriye getirecek halim yok .Alışırım umarım:) Tekrar tekrar her şey için teşekkür ederim kardeşim...

17 Ekim 2007 Çarşamba

Merhaba! Bir bayram geçti ,bir hafta yarılandı bile .Günler mi bereketsiz yoksa biz kıymetini bilmediğimizden, nasıl geçtiğini de anlamıyor muyuz ?Geçiyor, “dur” diyemiyoruz işte.Ömür bir ikramken,imtihan vesilesi iken kıymetini bilmediğimiz günlerin, nasıl geçtiğini anlamamız da şaşılmaması gereken bir durum sanırım.Allahım her anımızın değerini bilip,her anımı doğru yaşama çabasını ver bize…
Arefe günü yarım gün çalışıp anneme yardım edeyim diye direk eve gittim;fakat yorgunluktan uyuyup kalmışım iftara kadar.İftardan sonra biraz yardım edebildim.Bayramın birinci günü öğleye kadar uyumuşum:( İstiyorum ki erkenden kalkıp Ramazan’da affedilmiş olmak ve bir dahaki Ramazana erişmek için dua edeyim.Ama olmadı :( Allahım gücüne gitmesin ama ben sevmiyorum bayramları ,nedense bir hüzün kaplıyor içimi, ağlamadığım bir bayram geçmedi sanırım:( Birinci günü komşum Gönül ablaya indim bayramlaşmaya, öğleden sonra da Nilü’lerle annemdeydik.Yeğenim Ömer ‘in bayram kutlaması öyle haşuma gidiyor ki canım benim hep böyle temiz kalır inşallah. “Teyzeciğim bayramın ,mubarek bayram olsun” diyor ,balım yaaa… O gün annemde yemek yedik ve önce Ayşe halama ,ordan da yıldız halama gittik amcamlarla birlikte.Dönüşte ben Denizlerde bir kahve içtim ve Nilü’nün yanına gittim kayınvalidesine.Gece yarımda eniştemi kandırıp ,Kahve Dünyasına gittik:) Ben oraya iyi alıştım sanırım:) Oradan da eve…
Ertesi günü gene geç kalktım.Tabi bu geç kalkışışlarımın bir sebebi de geç yatmam maalesef. Islak gecelerimden bahsetmeyeyim iyisi mi:)Dünya da su tükendi, bende tükenmedi :) Gözümdeki baraj her daim dolu:)
Bayramın 2. günü bütün gün evdeydim . İyi de oldu dinlendim.Uykusuz ve yoğun geçen bir aydan sonra ihtiyacım varmış dinlenmeye. Akşam Nilü ve Gönül abla çaya geldiler bi ara.
3. günü de öğlen kalktım :) Nilü de Görümceleri kalmış gece kahvaltıya çağırdılar bayılıyorum Pazar günü özenle hazırlanmış kahvaltı sofrasına oturmaya:) Sonra anneme geçtim misafirlerimiz geldi. Dostlarla mesajlaştım,telefonlaştım anca .Bu bayram sakin bir bayramdı.
Geldi ve geçti bir bayram daha. Bakalım ömrümüz kaç bayramı geçirmemize izin verecek. Sayının çokluğundan ziyade kaliteli, hakiki ve huzurlu bayramlar yaşayalım inşallah…
Ve Pazarrtesi… İşime döndüm:) Ama halli döndüm bu kez:)Uzun bir aradan sonra canlı canlı işe dönmek sanırım iş arkadaşlarım için de iyi olmuştur:) Malum Ramazan ayında durgun ve enerjisiz halim dillendirmeseler de ,bezdirmiştir insanları:) Bu arada Bayram dolayısı ile Gülden geldi ankara’dan. Hilal ile Pzt akşamı onu görmeye gittik.Suna da geldi .Eski apartmanımızda yeniden( Nilü hariç) bir arada olmak iyi geldi bize. Biricik arkadaşlarım hep özelsiniz benim için ve özel kalacaksınız araya şehirler hatta ülkeler de girse…
İyi ki varsınız…

Merhaba! Salı gününü ayrı yazmak istedim.Kuzenim Rukiye telde üzücü bir haber verdi bana.Gerçekten çok üzücü.Beni ağlatan ,aklımın almadığı bir olay anlattı.Bir arkadaşının gelinleri 1 haftalık bebeğini bırakmış.Eşinden ayrılıp gitmiş.Kadir gecesi doğmuş Şevval her şeyden habersiz yavrum . Bir de ablası var 6 yaşında.İşte onun için her şey daha da zor.Çünkü onun aklı eriyor.Anne ve babası aralarındaki sorunları yaşarken çocuktan sakınmamışlar. Her şeyi görmüş,duymuş.Küçücük aklı ve yüreği bunları nasıl kaldırır ,nasıl unutur bu yavrucak şahit olduklarını…Baba da annesinde kalacakmış bundan sonra .Annesi hasta ve yaşlı olduğundan bakamazmış.Hala çocuklara sahip çıkmış ,şayet o da almasaydı yuvaya verilecekti belki de. Halanın da 2 çocuğu var ,durumları da iyi değil ama o çocukların ortada kalışlarına dayanamamış.Bu çirkinliğin içinde ne güzel bir yürek ne güzel bir aile onlar.Göbeği bile düşmemiş Şevval’in.Yavrum öyle de güzel ki.Dün görmeye gittik Şevval’i. Bu üzücü olayı arkadaşım Aylin’e anlatmıştım ,o da ablasına anlatmış.Ablası Arzu sağolsun çok duyarlı biri.Ne yapabilirim diye beni aradı ve halaya ulaşıp evine ziyarete gittik.Öyle iyi niyetli biri ki hala ama şaşkın. Hamile kalmadan,aniden bir bebeği oldu.Çocukları da büyümüş ne yapacağını bilemiyor ,soruyor öğreniyor “bebek büyütmeyi unutmuşum”diyerek. Dün akşam dediği söz ne kadar manidardı. “Ben bu bebeğe Allah rızası için sahip çıktım bakın sizler beni buldunuz yardım elinizi uzattınız,eğer anne bırakıp gitmeseydi ona da aynı yardımlar ulaşırdı Allah dünyaya gelenin rızkını vermez mi “diyor. Ne kadar doğru düşünüyor.Ah be annesi nasıl böyle bişey yapabilirsin. Ne durumdasın,psikolojin ne durumda bilmiyorum ama hangi durumda olursa olsun bir annenin evladını bırakıp gidebileceğine inanamıyorum.Sütün sızlamıyor mu hiç.Hala bütün iyi niyeti ile sahip çıktı ya Şevval’e Allah güzel kapılar açacak,mükafatı büyük olacak inşallah ;fakat çok zor sabretmesi,güçlü olması lazım.Çok çok zor bir durum.Kadıncağızın durumu da iyi değil evlere temizliğe gidiyormuş bebeği bırakıp nasıl gider bundan sonra. Mama ile beslenecek ki bu maddi açıdan büyük bir külfet.Allah yardımcısı olsun hepsinin.Evlat hasretiyle yanıp tutuşan bir sürü aile var onlara verseler Şevval’i onlar da mutlu olsa, Şevval de mutlu olsa olmaz mı sanki.O zaman kıymetli olur evlatları tabi,vermezler verseler de almak isterler ilerde onca emeği ,sevgiyi hiçe sayarak.

Allahım Şevval’e ve ablasına,halasına ve halasının ailesine yardım et.Onlara huzur ve mutluluk nasip et.(amin)

11 Ekim 2007 Perşembe

HAYAT BAYRAM OLSA!...

Ve işte yine bayram geldi.
Eski dolaplarımızda bir sıcaklık arayacağız zamanın kuytularında.
Ellerimizi birbirimize uzatacağız.Birbirimiz için dualar edeceğiz.
Gönül gurbetlerinin buruk acısını duyacağız damağımızda.
Delikanlı heyecanlarla hayata savrulacağız.
Ve işte yine zamanı geldi.
İçinden geçtiğimiz bütün hikayeler çiçeklenip kement olsa!
Hayat bayram olsa!
***
Gönlüne bayramlıklar giydirmiş herkesin bayramı mubarek olsun.

Gökhan Özcan

Biterken...

Bugün Arefe…
İçimde burukluk var Ramazan bitiyor diye.Mucize ay geldi ve geçti işte.Peki ya ben değerlendirebildim mi bu ayı bence.:( Ne mümkün…
Allahım bu kutsi ayda kutsallara önem verip,senin rahmetini ve affını kazanmış olan kullarının arasına- layık olmasam da- beni de alır mısın.Beni bir dahaki Ramazan’a eriştirir misin.Beni Sen’in sevginle donatır mısın.
Ramazan’ın güzelliklerini 11 aya yayabilmek duası ile...
Ömrü Ramazan gibi geçirip ,ahirette bayramlaşmak arzusu ile..
Bayramı, affedilmiş olmayı umarak huzur ve şükür ile geçirmek dileği ile…
Sevgi ile…
Merhaba!Dün de iftarımı evimde açtım ve Fatma ile Aysel ‘e uğradım.Saliş’in iş çıkışı da Deniz,Elmas ile birlikte Kahve Dünyasına gittik.Anneme ve ablama bayramda hediye etmek üzre çikulata aldım.Allah’tan geldiğimizde uyuyordu görmedi.Saliha da yeğenlerimize hayvan figüründe kutuda çikulata aldı. Çok kıskandım harika bir hediye.Yeğenlerime benim vermemi ve bana da böylesine şeker bir hediye verilmesini çok isterdim:) Neyse Saliha’nın adına gene ben verebilirim, Saliha bayramda olmaz büyük ihtimal...:) Elçi olmak da güzel:)

10 Ekim 2007 Çarşamba

Çok üzgünüm:( Birkaç gün içinde bir sürü şehit verdi ülkem yine. Allahım bu acıya nasıl dayanır insan. Biz seyirci iken dahi dayanamazken,analar,babalar,eşler,kardeşler nasıl dayanır bu yangına. Mubarek günlerde rahmet umarak,paylaşmanın ve aç insanların halini anlayarak ibadeti yerine getiriyor olmanın hazzını yaşarak; ve bayram evveli küçük mutluluklar yaşarken böylesi bi acıya dayanabilir mi onca yürek. Biliyorum Allahım sen vaadinden dönmezsin .İnsanlara çekemeyeceği yükü yüklemeyeceğini söylüyorsun.Amenna… Lakin nasıl çeker ki insan, tezkeresini hasretle beklerken en sevdiğinin acı haberini alınca nasıl tahammül eder. Derdi veren dermanı da veriyor şükür.Allahım “bittim”dediğimiz anda “yetmesen ne olur halimiz. Yarab insanı insana katlettiren zihniyetleri ıslah etmeni istiyorum. Her insanın akl-ı selim sahibi olmasını diliyorum. Hoşgörülü,kendisine ve başkasına saygı duyan insanlar yaşasın dünyada. Acizliğini ,illegal ve şiddete yönelik yöntemlerle kapamak isteyenlerin de acziyetini gider. Kimsenin kimseyi vurma kimsenin canını yakma hakkının olmadığının idrakine varsın tüm insanlar. Allahım ne büyük nimettir merhamet ve vicdan hasletlerine sahip olmak. Şeytana uyup bu hasletlerini yitirenlerin de kalbinde yeniden doğsun merhamet güneşi. Senin her şeye gücün yeter.Sen her şeye kadirsin.Amin...

9 Ekim 2007 Salı

Gene biriken günler,gene bi dolu anı:)

Merhaba!Epey bi gün birikmiş bloğuma anlatmadığım. Kısa kısa bahsedeceğim artık. O günleri es geçemem hepsinde harika insanlarla paylaşılmış anlar var. Perşembe günü mesela Hiloş’a davetliydik ki ihya olduk efendim . Ne kadar özel hazırlanmış sağolsun Asaf faktörüne rağmen:) Biz çaya çorbaya bile razıyken o kadar çok leziz çeşitler yapmış ki mide fesadından gidiyordum zaten çok hassas şu sıra midem azcık fazla kaçırayım hemen çıkartıyorum söylemesi ayıp:) Hilal ‘e Nilü eniştemi zor bela razı edip geldi.Aylin,Saliş,İcloş ve Sakine de bizimleydi .Her şey için teşekkürler Hiloş.

Cuma günü Nilü’nün eski komşusu ve benim de çok sevdiğim Saadet’ e davetliydik.İftardan sonra diğer komşusu Sebahat, yengesi Nazlı, ve Emine de geldi.İş yerinden 1 saat daha erken çıkmama rağmen ezandan sonra varabildim. Orucken uzun yola beni ancak böylesine değerli dostlar çıkartabilir.Kıymetini bil :) Özellikle içli köften ve diğer özenle hazırladığın yemeklerin için,güler yüzün için teşekkürler Saadet…

Cumartesi ben arkadaşlarımı davet ettim iftara.Birsen,Nurgül,Aysel,Serap çocukları ile bendeydi. Nilü ,Figen,Saliha da iftardan sonra katıldı aramıza.Saliş,Aysel ve Birsen kaldılar o gece.Amcamın oğlu Musti de sahura gelip onları evlerine götürdü. Cumartesi gündüz bir ara ameliyat olan komşum Hilal i 5-10 dakka ziyaret ettim.Şükürler olsun gayet iyi görünüyordu .İnşaallah tamamen iyileşmiştir.

Bu arada kardeşim Salih bayram tatili için döndü. Bir sürü iç karartıcı olay anlatıp yurttan ayılmak isteği ile:( Neyse anlaştık biraz daha sabredecek:)

Pazar günü de Salih,annem, Melahat teyze iftardaydı.Benim bileklerim artık iflas etmişti :) Allah tan bir gün evvelden yemeklerimden kalmıştı çok kolay ağırladım misafirlerimi:)

Dün de ben Nurgül e iftara davetliydim:)Resmen evcilik oyunu oynuyoruz yaw:) Birsen ve Aysel de vardı tabi:) İftardan sonra Fatih ‘e gittim. Harika geçti tabi. Eve geldim ki Saliş aradı. Elmas,Yasemin abla ve Fatma ile birlikte Eyüp Sultan’ a gideceklermiş onlara katıldım. İlk kez bi kandil gecesi dışarıdaydım. Çok kalabalık olmasına rağmen caminin içine girdik ,daha sonra sahur yemeğimizi yedik bir yerde . Gerçekten içim içime sığmadı dün gece.İnşaallah affedilenlerden olmuşuzdur.İnşaallah rahmetinden biz de faydalanmışızdır.

Bugün ne yapacağımı bilemiyorum henüz:) Gidecek bi yer bulmalıyım:) Bulursam yarın yazarım .Ramazan bitiyor ya insan bi hoş oluyo :)Her anını değerlendirmek istiyor.

Görüşürüz inş…

8 Ekim 2007 Pazartesi

KANDİLİNİZ MUBAREK OLSUN

Kadrini bileceğimiz bir Kadir Gecesi geçirmemiz duası ile...

4 Ekim 2007 Perşembe

Yaşasın çikolata ve kahve...

Merhaba! Dün akşam kızlarla birlikte iftar etmek için sözleşmiştik ki sağolsun hiçbiri iftara yetişemedi. Herkes bişey alıp gelecekti ,tabi bu da olmadı , haber vermedikleri için, biz de üstümüze düşeni aldıkJ Anlıcağınız çorba,çiğköfte ve turşu ile iftar açtıkJ Ardından da tatlımızı yedikJVeren Allah’ a şükür sofra o kadar dolu görünüyordu ki; bir o kadar da bereketli… Gelmeyenler yansınJ Yemekten sonra yavaş yavaş toplanıpr,birlikte muhabbet ettik ve ardından Elmas bizi (Ayşe ,Saliş ve ben) Kahve Dünyasına götürdü. Ben kahve Dünyasına bayıldım doğrusu. Hem ucuz ,hem sunumu harika,hem de lezzetli mi lezzetliJ
Türk kahvesi içtik ,yanında suyu ,çikulatası bir de üstüne kahve kupası hediye etmezler mi.Bütün bunlar sizce ne kadar ? 2 YTLJ Tahmin etmişsinizdir hesabı ben ödedimJ Ucuz olan hesabı ödemeye bayılırım daJ Pahalı olan da Alman usulü yaparım kimseye ödetmemJ
Kahve dünyasından içi kahve olan çikulatalardan aldım ,kahvenin yanında çok güzel gidiyor. Bugün Hilal ‘e gideceğiz,ona götüreceğim yanında da Türk kahvesi yapıp ikram eder artık:)
Şu Türk kahvesini bi öğrensem kimseye müdanam olmasa diyorum ama asla öğrenmem biliyorum kendimiJ Ben kahveyi yapmayı değil, içmeyi seviyorumJ
Bizim Çarşamba günleri rutin sohbet etmek için toplandığımız malum,ve her sohbet sonrası da artık ver elini Kahve Dünyasına:)))
Çikulata canavarı olan benim nasıl sevindirik olduğumu tahmin edersinizJ
Çikulata tadında,kahve keyfinde bir hayat diliyorum herkese…

3 Ekim 2007 Çarşamba

Hiç...

Merhaba!
Dün akşam hiç bir yere gitmedim:)
Ne hoş di mi:)

Görüşmek üzre hoşçakalın...

2 Ekim 2007 Salı

Merhaba! Dün akşam hala kızım Arzu ablama gitmeye karar verdik.Daha doğrusu ben istedim kuzen Musti kabul etti Saliha balıklama atladı:) hepberaber yola çıktık .Saliha işten geç çıktığı için ,yola çıkar çıkmaz ezan okundu.Bunu tahmin ettiğim için de ekmek arası döner ve ayran aldım yolda açarız iftarı uzun yol diye. Almaz olaydım, mahvoldum perişan oldum pestilim gitti Arzu ablama:( istifra ettim, başım ağrıdı, döner bozuktu herhalde orda da Mustafa kötü oldu.Saliha ‘ya bişey olmadı mide sağlam maşallah:)
Arzu ablama 2,5 saatte anca varmışızdır. Sağolsun o da işten gelip kızkardeşi Ayşe ile bize bişeyler hazırlamış.benim midede bişey kalmadığı için orda da yedik:) Muhabbet ettik “bıçak sırtı”nı seyrettik:) ve döndük.
Kuzen Musti dün gece bizde kaldı .Muhabbet ettik,annemin masaj yatağına girdi biraz, ve sahurda annemin güzel gözlemelerini yedik birlikte.
İşte kısa günün özeti ,Aslında sadece akşama dair anılar.
Gündüzüme yazık ettiğimim farkındayım ama “ Ey iş ben senin ,nerenden bahsedeyim?” :):):)

1 Ekim 2007 Pazartesi

Ay yoruldum yazarken ,ben nasıl yaşamışım bunca günü:)

Merhaba!İyi haftalar diliyor, çabucak anlatmaya başlıyorum görüşmeyeli neler yaptığımı sevgili günlüğüme:) tam dört gün yaw şimdiden gözüm korktu:) Neyse özet anlatmayı öğrendim nasılsa sanırım hallederim. Allah’ım karın tokluğu ne büyük nimetmiş bir kez daha anladım bu Ramazan ayında.Hareketlerim yavaşladı,halim yok,yazasım yok,konuşasım yok:(
Bitabım ama biçare değilim çok şükür. Halime karşılık ibadet sevabı yazılacağının bilincindeyim.İnşaallah da öyle olur ve Allah tuttuğum orucları kabul eder…
Perşembe gününde kalmışım, o günden başlayayım anlatmaya. Perşembe günü annemin misafirleri vardı iftarda ben de onlardan birini sevmiyorum:) bu sebepten hemşehrim,lise arkadaşım ve can dostum Fatma’ya kendimi davet ettirip iftarı annesinde açtım. Fatma'nın eşi Ramazan dolayısı ile yoğun çalıştığından annesinde kalıyor. Kızı Rana öyle bal olmuş ki seve seve seve bir hal oldum. Fatma’ya hem ziyaret hem de ticaret maksadıyla gittim:) Her yıl ağabeylerinin çalıştığı firma ,dağıtmak üzre kazak gönderiyor ve ben de dağıtabilceğim kişilere ulaştırmak üzre kazak alıyorum onlardan. Hayra vesile olmanın hazzı dahi bambaşka.İnşallah verenlerden de oluruz.Bu sene kızkardeşimin patronu da epey kıyafet verdi onları da yerlerine ulaştırmaya çalıştım.Allah hepsinden razı olsun .Oradan ablamın kayınvalidesine gittim.Ablam kayınvaldesinde iftardaydı aynı gün hem yeğenlerimi hem de onları göreyim istedim. Yüküm de ağırdı eniştem evlerine giderken beni de bıraksın istedim:)
Cuma günü annemin halasının kızı Durdu abla ve kızı Nesli ,komşumuz Meloş gelinleri Derya ile Yeliz, Derya’nın annesi ve annemin arkadaşı Gülşen abla bizde iftardaydı. O gecenin sahurunu gene komşım Figen ‘de yaptık.Ertesi günü ablam ömer’in toplantısına gideceğinden Alperen’i sabahın köründe eniştemle bana gönderdi "uyur di mi yoksa bakamam sabah sabah “ demiştim ve uyuyacağını söylemişti beni. Sabah aldım yatağıma götürdüm “ hadi uyuyalım” teyzeciğim dediğimde aldığım cevap ben hüsrana uğrattı:)
Çocuk tutturdu "ben uyumıcam” diye. Sahurdan sonra yatmış biri için kabustu bu tabi:) Neyse ki adeta yalvarırcasına gösterediğim çabalar sonuç verdi ,sonradan o da daldı ve öğleye kadar uyuduk mışıl mışıl:)
Bu ne rahatlık diceksiniz biliyorum :) ben o gün iftara misafir çağırdım:) öğleden sonra kalkıp evi süpürüpmarkete gittim 5 den sonrada mutfağa girdim.ne kadar becerekliyim değil mi:) DeğilJ))))))) Çünkü her şey hazırdı.Hazır patates,patates kroket,hazır köfte,hazır mantı,hazır çorba,hazır haydari:) Ama süper bir sofra hazırladım:) sunum müthişti doğrusu mühim olan da buJ Sofram çok bereketliydi yok yoktu ,parama sağlık,keseme bereket:) Ellerim üzgünüm senin için bişey diyemiyorum:) O akşam İclal,Sevin ve Figen’i çağırmıştım.4,5 , 5 gibi tesadüf Sema aradı ve onu da davet ettim . İftardan sonra ablam da katıldı bize. Teşrif ettiğiniz için çok teşekkür ederim size canım arkadaşlarım.Mutluluk verdiniz…
Pazar günü Ayşe halam, kızı Dilek ,eşi ve çocukları iftardaydı bizde. İftardan sonra kuzen İsmail ve arkadaşım Aysel de kızıyla geldi. Bu yoğunluk beni yoruyor:) Yazarken bile bu kadar yorulduysam ,yaşarken ne yaptım kimbilir:) Kal sağlıcakla günlüğüm ,günleri biriktirir gene rahatsız ederim seni:)
Tatlı yorgunlukları yaşamanız dileği ile…

27 Eylül 2007 Perşembe

Merhaba! Bu Ramazan sanırım böyle geçecek,bloğumu ihmal ederek... Artık bayramdan sonra bu açığı telafi ederim:) Bu arada en son Pazar gününü anlatmışım,offf 3 gün var anlatmam gereken. Ben bloğa yazana dek unuturum yaw olanları:)
Pazartesi, Melahat Teyzede iftar açtık annem ve ben.
Salı günü kuzenim Rukiye’de İftar açtık.Akadaşları Yasemin,Gülay ,ben ve Saliş vardık.
Çarşamba günü annemin halasının kızı Durdu ablada iftar açtık.Kızı Nesli,oğlu Apo ,annem,ben ve Saliş.Oradan toplantıya katıldık Saliha ile ve tekrar Durdu ablalara geldik annemi almaya.
İşte bu kadar:) Demek ki isteyince nasıl kısa yazıyormuşum:)
Kalın sağlıcakla…

24 Eylül 2007 Pazartesi

Dolu dolu 3 güzel gün...

Merhaba! Cuma akşamı iftarda annem,Melahat Teyze , kızkardeşim ve kuzen Musti birlikte iftar açıp; kuzen Sevde ve nilü ile yeğenlerimizi de alıp Yıldız halamı ziyarete gittik. Dönüşte çoğunlukla sakin olan nilü’nün kırk yılda bir başına gelen şımarıklık hali nüksetti:) Sevde ,Nilü ve ben şarkıları arabeske çevirerek söyledik , şiir okuduk vs. ama çok güldük.Ertesi gün hala çenesi ağrıyordu Nilüfer’in.
Cumartesi günü anneme iftara davetliydik.Ben bir önceki gün canım lokanta yemeği istiyor” demişim, annem de ben öyle dedim diye sofrayı lokantadan daha güzel ve bol çeşitle donatmış sağolsun.Ellerine sağlık anneciğim. Biz iftardan önce Doğubank’a gittiğimizden faydamız olamadı maalesef:) Yemekte ailemizin kızı Sevde de vardı:)Ama çok sıkıldı. Sanırım onda “çok sıkıldım” sözü alışkanlık oldu:) Her dakkada gülünmez ki canım:)
Bu arada anladım ki her şey yerinde güzel . Çocukların yeri iftardan sonra gelmeli:) İftardan önce ben yeğenlerimi hiç çekemedim yaw:) Allahım biri seslenirken diğeri çenemden tutuyor ki onu dinleyeyim ben aynı anda nasıl ikisini birden dinleyeceği:) Milli felakettiler o gün gözümde, oysa benim yeğenlerim normal yaramazdır.Serde oruc da var ya, valla çekemedim belli etmesem de.İftardan sonra da durmadılar ki sanırım o gün azma günleriydi onların:)
Cmt gecesi komşum Figen e oturmaya çıktım,sonra bir ara indim sahur vakti gelmiş hadi birlikte yapalım” diye sağolsun tekrar çağırdı.Sahuru da orda yapıp indim evime.
Pazar günü öğleye kadar yattım doğal olarak:) Sonra da Avcılar’a küçük teyzeme gittim.Annem ;Rukiye ve çocukları teyzemde iftar açtık.Rukiş’in arkadaşı Gülay da tesadüf Avcılara gelcekmiş iyi oldu giderken de gelirken de arabalarına bindik. Teyzem uzak diye çok sık gidemiyoruz o da üzülüyordu otobüsle dönmek pahasına teyzeme gidip onu sevindirmeye niyetlendik Allah da bize yardım etti.
Bu arada pazar günü oruc tutan Ömer Faruk ‘u ve Zeynep Yaren ‘i tebrik ediyorum.Canım yeğenlerim Allah oruclarınızı ve dualarınızı kabul etsin.Kocuman öpüldünüz.Sizi çok seviyorum…

21 Eylül 2007 Cuma

güzel bir iftar...

Merhaba! Dün akşam kızkardeşimin ortaokuldan arkadaşı Rümeysa’lara davetliydik. Misafirperverlikleri için Rümeysa’ya ,annesi Solmaz Teyzeye ve kızkardeşi Miraç’ a çok teşekkür ederim. Evimize kadar bıraktığı için babası Hayati Amcaya da teşekkür ederim:). Önemsendiğimi,sevildiğimi ve değerli olduğumu hissediyorum ,Rümeysa ‘nın annesi ile ne zaman görüşsem. Rümeysa’lar beni fazla abartmış anlatırken ,annesinin gözünde farklı görünmem de işlerine gelmiş. Eskiden ne zaman bir yere gitseler benim de onlarla olacağımı söylüyormuş. Resmen kullanılıyordum ben yaw:)
Kadıncağızın tanıdıktan sonra fikrinin değişeceğini düşünüyordum ama hayalindeki “ben” öyle kuvvetli ki, ben bile değiştiremiyorum:)
Elbette o ,Solmaz Teyzenin hoşluğu, güzelliği, hüsn-ü niyeti.Kendi iyiliğinden kaynaklanan yansıma. Ne demiş bir zat “güzel gören, güzel düşünür; güzel düşünen hayatından lezzet alır”

Gözleriniz güzel baksın,tıpkı gönlünüz gibi…

20 Eylül 2007 Perşembe

Merhaba! Dün akşam arkadaşlarla (Yasemin abla , Hanife , Elif , Meryem , Elmas , Deniz , Derya , Fatma , Bedia) birlikte iftar açtık.Fatma bize güzel yemekler yapmış biz de bişeyler alınca soframız çok donanımlı oldu.Allah ‘a şükürler olsun. İsimleri özellikle belirtmemin nedeni ben isimleri aklımda hiç tutamam maalesef:) Şimdi her hafta görüştüğüm arkadaşlarımla,ileride olur ya görüşemezsem hepsini hatırlamak istiyorum. Geçmişte isimlerini unutup ,kaybettiğim çok arkadaşım oldu. Bu blog bu sebepten de çok işe yarıcak:)
İftar ve biraz muhabbetten sonra biz(Elmas,Derya,Deniz ve Saliş) Sultanahmet’e gittik. Sultanahmet'de bol bol yeniyor Ramazan’da bu kez hepimizin karnı çok toktu ;canımız pek bişey çekmedi ,bu sebepten de tuhaf geçti gezimiz:) Havuzbaşı Restorantta canlı fasıl eşliğinde çaylarımızı yudumladık önce. Sonra mısır yedik ve boza içtik. Sonra da Deniz, evlerimize bıraktı bizi.Tebrik ederim Deniz arabayı epey güzel kullanmaya başlamışsın.Biraz daha pratik yaparsan Elmas’ a yaklaşabilirsin:) Kim demiş kıyaslamanın doğru olmadığını, kıza resmen gaz etkisi yapmış ve araba kullanmayı ilerletmiş:)
O kadar psikoloji kitaplarını boşuna okumuyoruz , bişeyleri biliyoz da konuşuyoruz anadı mı:)
Güzel günlere ...

19 Eylül 2007 Çarşamba

Bir gezi ve ölüme dair düşündürdükleri...

Merhaba! Dün 15 gün önce düşen ve benim, ihmal nedeni ile yapıştırtamadığım dişimi yapıştırmak için Sevin’in ablası Sevinç abladan randevu aldım.Sağolsun davet etti ve iftarı da muayenehanesinde açtık. Oradan teleferikle Pier Loti’ye çıktık ve çay içtik. İzmir’de ve Uludağ’da teleferiğe binmiştim ;ama kısa mesafe olmasına rağmen bu teleferikten çok korktum doğrusu. Sanırım bu korkuya sebep mezarların üstünden geçiyor olmamızdı.Bizim keyif için gittiğimiz yerde, bir zamanlar yaşamış olan insanların mezarı var. “her nefis ölümü tadacaktır” Ayet-i kerimesi de bunu haber verirken neden kendi ölümümüzle barışamayız?

“Ölüm ,ölene bayram bayramda sevinmek var
Oh ne güzel bayramda,tahta ata binmek var”
ve
“Ölüm güzel şey ,budur perde arkası haber
Hiç güzel olmasaydı ölür müydü Peygamber” diyen Necip Fazıl ne güzel bakmış ölüme

“Her insan oruçlu doğar,ölümün iftar sofrasına” diyen Erdem Bayazıt ne güzel kabullenmiş ölümü.

Ölümün idrakine varıp, öleceğimizin bilinci ile yaşamamız, ölümü vuslat görebilecek imani olgunluğa erişmemiz dileği ile…

18 Eylül 2007 Salı

ORUÇ SAATLERİ...

Günler genişliyor
Bütün dakikalara sabır ekleniyor
Bütün açlıklar hayatın görünmeyen nimetlerini işaret ediyor
Bütün bekleyişler biliyor olmanın manasına erişiyor
Günler genişliyor
Bütün saatler tefekküre kuruluyor
Bütün gönüller yoksunluğun hallerine ayarlanıyor
Bütün bedenleryoksulluğun çilesiyle sarsılıyor
Günler genişliyor
Bütün zamanlara rahmet yağıyor
Bütün kırılmışlıklar onarılıyor
Bütün yorgunluklara can suyu veriliyor
Bütün tökezleyen ruhlara bir Ramazan baharı daha armağan ediliyor.

Gökhan Özcan

Ramazan'da...

Merhaba! Bilen bilir ben orucken çok halsiz olurum. Konuşmaya, yazmaya mecalim yok inanın. Rabbim kabul etsin inşallah. Bu sebepten, bloğumu da ihmal ediyorum.Artık biriktirip biriktirip yazarım ne edemJ

Cuma günü iftarda ablamdaydım.

Cumartesi günü komşum Figen’de… İftardan sonra diğer komşular da geldi çay içip ,sohbet ettik.
Pazar günü erkek kardeşim Salih ‘i Balıkesir’e yollayacaktık;hepbirlikte olalım istedi ablam ve ailecek orda toplandık. Kuzenlerim Mustafa ile Yasin ve eşi Ayşe de iftarda bize eşlik etti.Daha sonra Salih’i yolculadık.Askere yolcularken ki zamana alıştırma oldu bir neviJ
Salihciğim, senden tek istediğim okuman ve huzurlu olman.Hayırlı haberlerinle bizi sevindirmeni temenni ederim.

Pazartesi annem,kızkardeşim ve ben yalnız sessiz sakin bir iftar geçirdik. Bu günlerde benim başım çok ağrıdı tabi .Ensemden nasıl şiddetli ağrılar çektim anlatamam . Orucun vurması böyle bişey olsa gerekJ Hamdolsun bugün ağrımıyor.

Her şey boş da ,bu günlerden istifade edebilmek çok mühim.
Rabbim ! Bu günlerin kıymetinin idraki ile yaşamamı; ve affettiklerinin arasında olmamı nasip et.Cümlemizin…

14 Eylül 2007 Cuma

Saltanat bitti, doğum günüm geçti:)

Merhaba! Dün doğum günümdü ya bugün 30 yıl bir günlük yaşamış biriyim . Ne hazin değil mi:) Dün tahmin ettiğim üzre ve” kesinlikle bir sürpriz istemiyorum” dememe rağmen kızkardeşim Saliş arkadaşalarımı toplamış. Teyze kızım Rukiye ve çocukları Zeynep Yaren ile Ahmet Eren,Birsen ve kızı Beyza ,Deniz,Derya,Aysel ve çocukları Hacer ile Mücahit,Elmas , erkek kardeşim Salih,annem ve yeğenlerim Ömer Faruk ile Alperen iftardaydı .Hilal ve Nurgül de sonradan geldi. Komşumuz Melahat teyze ,gelini Yeliz,torunu Sıla da geldi.
Dün aynı zamanda ablamın evlilik yıldönümüydü.Eniştemle yemeğe çıkmışlardı daha sonra o da katıldı .Ablamların 9. evlilik yıldönümleriydi dün. Eniştemle bu 9 yıl boyunca çok güzel, sevgi ve saygı çerçevesinde yaşadılar.Allah ağızlarının tadını hiç bozmasın. Yeğenlerimle birlikte mutlulukları katlanarak artsın. Enişteciğim ablamı mutlu ettiğin için sana çok teşekkür ederim. Nice senelere hepbirlikte inşallah.
Dün gündüz Sevin de iş yerime gelip sürpriz yaptı . Sağolsun hediye de getirmiş. İnsanlar bana hediye verirken korka korka veriyolar haksız da değiller, tepkim gülümseyerek teşekkür etmek olmuyor. Ne kabayım değil mi:) Ama cidden istemiyorum doğum günlerime mahsus hesiye almak. Zorunluluk durumuna gelen hiçbir şeyi sevmiyorum.Artık doğum günümü ve başkalarının doğum gününü kutlamak istemiyorum.Elbette hatırlarım ama bu şekilde kutlamak karşılığını vermek zorunluluğunu da getiriyor:)Ramazan ayının ilk günü olmasına rağmen ve herkesi oruc tutmasına rağmen sağolsun hepsi gelmişler.
Eşlerini yalnız bırakanlar vardı.Nurgül sünnetli çocuklarını evde yalnız bırakıp kısa süreli de olsa geldi. Birsen’in eşi dışarıda iftar açmak zorunda kaldı.Allah hepsinden razı olsun. Özveriniz için teşekkür ederim.
En büyük teşekkürü de organisasyonu yapan Saliş’e ve anneme ederim.Anneciğim dar vakitte bir sürü hazırlık yapmış ellerine sağlık. Saliha da hem organisasyonu yapmış hem de son model bir cep telefonu almış bana:) Hiç sevinmedim bi sürü para vermiş benim telefonum vardı. Hiç gerek yok öyle teferruatlı bi telefona. Bi sürü parasını harcadı ve bu beni çok üzdü.Kuzişim Musti bu işe çok sevindi doğrusu ; çünkü onun eski telefonunu kullanıyordum:) İlk telefonumu da Saliha doğum günümde almıştı benim. Sonra Sevin’in iki eski telefonunu kullanmıştım, bir de patronumun oğlunun eski telefonunu. Başkalarının yeni model telefon kullanma merakı bana yarıyordu :) Artık benim de kameralı telefonum var.Çaldırırsam, bişey olursa korkusundan hiç rahat edemeyeceğim. Ne güzeldi , telefonlarım düşse de hiç bişey olmuyordu:) Her neyse hakkaten kabayım ,zaten hatamı anlayıp teşekkür ettim gece mesajla . Buradan da her şey için çok teşekkür ederim canım kardeşime.
Telefonla ve netten doğum günümü kutlayan herkese çok teşekkür ederim.
Ayselciğim bana gümüş küpe- yüzük ve kolye takımı almış hediye olarak tabi kızdım” neden gümüş aldın pahalıdır”diye:) O da “animasyon mu alsaydım” dedi:) Çok güldük tabiJ Rukiş bir parfüm almış, Birsen bir yüzük hediye etti zaten takılarımın çoğu ondan hediyedir -kendisi bir ara gümüş işiyle uğraştı da:) Nurgül de çok şık bir fincan takımı hediye etti. Tam benim tarzım :) Elmas Arapça “ Allah ve Muhammed” yazan iş yerimde masamı süsleyebileceğim bir kalemlik almış. Hepsi sağolsun var olsun.
Kızkardeşimin özenle hazırlattığı pasta biraz canımı sıktı ama. Pasta dizaynını kendi belirlemiş ve tema olarak 30 ‘u kullanmış:) Hem pastaya yazdırmış hem de özel mum hazırlatmış 30 şeklinde:) Bu kadar vurgulamalarına ne gerek vardı ki. Gıcık, seni de 30’una geldiğinde görürüm:) Gene de sakladım mumlarımı Allah ömür verir de 40-50 yaşlarına ulaşırsam bakıp teselli bulcam hatta o zaman ,o mumları sevcem bile:) Pastamın resmini temin edip eklerim bi ara bloğuma. Bu arada dijital bir fotoğraf makinesi alaydı keşke telefon yerine:) Valla daha makbule geçerdi:)
Sözün özü: İyi ki,doğdum İyi, ki varım,İyi ki beni tanıdınız. Çok şanslısınız:)
İmza: Megalomanyak Nevbahar:)

13 Eylül 2007 Perşembe

Hoşgeldin ya Şehr-i Ramazan...



Hoş geldin güzel ay!
Ne iyi ettin de geldin…
Kararmış kalplerimizin sana çok ihtiyacı vardı.
Nurunla kararan kalplerimizi aydınlat ,
Rahmetinle huzursuz gönüllerimizi huzura erdir,
Bereketinle rızkımızı genişlet.

Onbir ayın sultanı ,güzel ay!
Seni öyle güzel geçireyim ki ,bütün güzelliklerinden istifade edebileyim.

Af ve mağfiret ayı!
Sende, ben de affolunayım…

Huzur ayı ,sende seni yaşayayım,sende huzur bulayım,seni layıkıyla yaşayayım…

İyi ki geldin ümitvar ay!
Ümit verdin…

Hoş geldin mubarek ay!
Sefalar getirdin…

İyi ki doğdum ben:) ...



Teşekkür ederim Allah’ım! Beni yaratılanların en kıymetlisi (insan) olarak yarattığın için.
Teşekkür ederim Allah’ım! Bu yaşıma kadar beni sağlıkla yaşattığın için.
Her insan Müslüman olarak doğar amenna…
Teşekkür ederim Allahım Müslüman bir anne babadan dünyaya gelmemi nasip edip ,seni daha kolay sevip tanımama yardımcı oldukları için.
Teşekkür derim Allah’ım ! Sana teşekkür etmeme fırsat verdiğin için.
Teşekkür ederim Allah’ım her şey için…

30 yaşıma ayak basıyorum bugün. Ne mi hissediyorum ? Hiçbir şey…
İçimden geçen şeyler huzursuz şeyler ;fakat bloğum da olsa dillendirmek istemiyorum bunları, daha doğrusu utanıyorum. İsyan gibi geliyor, şımarıklık gibi geliyor,haksızlık gibi geliyor.
O zaman hemen silkeleniyor ve teşekkür etmem gerektiğini hatırlıyorum.Her zaman bunları hatırlasam hiç mutsuz olmam.Teşekkür etmem gereken öyle çok şey var ki Rabbime, yazmakla bitiremem. Allah’ım sen içimden gelenleri biliyorsun ama içimden gelen iyi şeylere sevap yazdığın gibi, kötüleri görmemezlikten geliyorsun, ne kadar incesin. Seni çok seviyorum Allah’ım.
Senden , 30 yılda işlediğim günahları affetmeni, bundan sonraki ömrümü de sağlıkla,huzurla,sevdiklerimle birlikte yaşamamı nasip etmeni diliyorum.

Allah’ım sana layık kul,
Habibine layık ümmet,
Anne-babama layık evlat;
Ve hayırlı bir insan olmayı diliyorum.

10 Eylül 2007 Pazartesi

GİDİŞLER...

NE BEN SEÇTİM YALNIZLIĞINE DE YALNIZLIK BENİ...
BİRBİRİMİZDEN HİÇ HAZ ETMEZDİK HATTA...
ZARURİ BİR OLUŞ BU YALNIZ OLUŞ,
MÜSEBBİBİ UTANSIN,
BÜTÜNKEN BİR EDEN YANSIN...

Nevbahar

KIPRAŞMAYIN!...


Kim mi?Otobüsde oturabilen şanslı ama düşüncesiz yolculardan bahsediyorum.Biz ayaktaki zavallı yolculara kıpraşarak ne büyük eziyet ettiğinizin farkında mısınız?
Bütün gün yorgunluktan bitap düşmüş ve ara duraklarda binip ayakta yolculuk yapmak zorunda olan bizlere ne yaptığınızın farkında mısınız?Ayakta dururken fildir fildir eden gözlerim hep inecek bir yolcu arıyor. Kıpırdayan her yolcu gördüğümde "işte şimdi inecek "diye kalbim atıyor heyecandan .Sonra bakıyorum ki inmiyor.O anki hüsranımı anlıyor musunuz. Her poşetinizi kırıştırışınızda ve kıpraştığınızda hemen atılım yapmaya ve yerinizi kapmaya hazırlanıp ,sonra da hayal kırıklığına uğruyorum.Öyle anlarda size nasıl kızdığımı tahmin edebiliyor musunuz.BiR de kapıların üstündeki duracak ışığına bakma çabalarımız var.Işık yanıyorsa yolcu iniyor demektir. Bu da oturabilme ihtimali var demektir.
Geçen gün kızkardeşim otobüste yukarıda anlattığım haldeyken bir yolcu şoföre Cevizlibağ 'a kaç durak olduğunu sormuş.Radarları açık olan kardeşim de bunu duyar duymaz en arkada olmasına rağmen insanları yararak Cevizlibağ'ı soran kişinin yanına gidip Cevizlibağ'da inmesini hasretle beklemiş:) ve zafer...
Otobüslerde en güzel andır bu.Kalkanın yerine oturmak.Bir gün benim de başıma geldi.Şoföre, Merter'i soran turist yolculara yapıştım:) Merter'e geldiğimizde Şoför unuttu tabi hemen onlara " burası Merter" dedim.Turistlere iyi davranmak görevimiz di mi ama:) onlar da "tenks" dediler ben de onlara "asıl size tenks " dedim:)))))
Neyse uzatmayayım netice itibari ile ayktaki garip insanların duygularını sömürmeyin ve otobüste oturan şanslı insanlar lütfen KIPRAŞMAYIN...

Hafta sonum...

Merhaba! Yeni bir gün, yeni bir hafta, yine bir pztL Sağlık olsun,hayırlı olsun da ne yapalım . Her pzt.nin, bir cuması vardır:) Bize de hayır dilemek düşer . Hayırlı haftalar…

Geçtiğimiz Cuma günü akşamı Nurgül’e gittim. Sevgili Furkan ve Burak’ın sünnet yataklarını ve odalarını süslemeye yardım etmek için. Nurgül’ün görümcesi Cemile Abla ,yeğeni İlknur, kızkardeşim Saliha ve Aysel de olduğundan güle oynaya eğlenerek ,güzel bir iş çıkardık:)
Yani en azından biz çok beğendik :)Peygamberimizin sünnetini gerçekleştirirken, önemi vurgulayan özel şeyler yapmanın çok doğru olduğuna inanıyorum ben.Özel günler , özel olarak kutlanmalı diye düşünüyorum. Bu anlamda süs, hem çocuklara morel verdi ,hem de sünnetin ne derece özel olduğuna vurgu yaptı:)

Cmt. Günü gene Nurgül’deydik:) Eee malum sünneti Kur’an’ı Kerim’lerle kutlamak lazım. Biz illa kına gecesi de yap dedik ama yapmadı:) Sonunda “Allah büyük muratlarını da göstersin” diyerek (ne demekse:))ayrıldık.

Aynı akşam yeğenim Ömer Faruk’u babannesinden alıp , evine götürecektim ki ;bi alışveriş merkezinde dondurma yemek ve araba yarışı oynamak için mola verdik:)
Ablam” tek çocuğu olanlar ne yapıyor aceba “diyor. “Evde ne ses var ne gürültü var öyle masum oluyor ki acıyorsun haline” dedi. Hakikaten de öyle Alperen ağabeyi gelince öyle mutlu oldu ki anlatamam.Allah onları hiçbir zaman ayırmasın. Kardeşlik ne büyük nimet.
Çığlıklar havada uçuştu, kavgalar, gürültüler … Oh bee eve can geldi , neşe geldi:)

Pazar günü ise evdeydim . Bol bol dizi seyrettim . Bi ara duvar sileyim dedim ama bir odanın duvarları bitmeden vazgeçtim. Bir ara da ,daha doğrusu saat yarımda komşum Hilal aradı uyandım “gel kahve içiyoruz” diye:). Valla yüzümü yıkayıp kahve içmeye gittim aç karnına:) Özledim komşularımı ne yapayım:) Bu arada komşularım Gönül abla da ,Figen de döndü.
Atlamışım cuma gecesi eve gelince Figen' e çıktım. Yağmur yağıyordu eve indim camları kapatayım diye:) Sonra o bana indi. Pazar akşamı da ben ona çıktım:) Evcilik oyunumuz başladı:)

Pazar gecesi kuzişim Musti ve Saliş beni almaya geldiler çay içmeye götüreceklerdi göya ama trafik olunca geç kaldık işi çıkan musti eve getirdi bizi . Gene de teşekkürler Musti.

Aman ne kadar renklendirmeye çalışsam da özet geçmem gerekirse sıkıcı bir haftasonuydu.” Nankör müsün kızım sen “ diyeceksiniz belki “hayır “ değilim ;ama yalan mı söyleyeceğim ruh halim sıkıntılıydı işte. Bu aralar nedense içim acıyo. Ara ara olur acılar tazelenir ve ben Allah’ın izni ve dualarla gene bayatlatırım inş. o acıları.

Sevinciniz ve giysiniz yeni, acılarınız eski olsun:)

7 Eylül 2007 Cuma

Merhaba! Dün işte olmadığımdan bugünü pzt günü sanıyorumJ Aman Allah korusun, iyi ki değilJ Oley bugün CumaJ
Salı günü akşamı erkek kardeşimin arkadaşı Rahmi'lere gittik annemle birlikte. Rahmi'nin annesi Selmin Teyze de iki canlılardan, hem de 43 yaşındaJ “maşallah” deyin bakim. Bayılıyorum cesur insanlara.
Selmin Teyze bebişinin sağlıkla dünyaya gelip,hayırlı bir evlat olmasını diliyorum Rabbim’den . Selmin Teyzeciğim o halinle bize birbirinden lezzetli mamalar hazırladığın için çok teşekkür ederim.Ellerine sağlık,kesene bereketJ
Çarşamba günü iş çıkışı önce Nurgülciğümün oğulları Furkan ve Burak’ın “ucundan azıcık “ kesilişlerine şahit olmak ve çocuklarına karşı panik atak olan Nurgül’ ü- yeğenleri yeni sünnet olmuş tecrübeli biri olarak -sakinleştirmek için gittim ki, maalesef sünnetçi geç geleceğinden karnımı doyurup geri döndümJ İyi oldu yaa yola çıktım o akşam , aç karına çıkmamış oldumJ nereye mi gittim Balıkesir ‘e J Gördüğüm şehirlerin arasına Balıkesir ‘i de eklediğim için erkek kardeşime teşekkür ederimJ Yaşasın gezmek,yeni yerler görmekJ Kayıt işlemleri için çarş akşamı yola çıktık.Okulunun bulunduğu ilçe çok güzel bir yer. kardeşim sukut-u hayale uğrasa da ben beğendim doğrusuJ köy gibi gibi, kasaba gibi küçük sessiz sakin bir yer ,havası da çok temiz. Şairlere tavsiye ederim iyi şiir yazmalık bir yerJ Okul liseye benziyo ,tv lerde kampuslü kürsülü koca üniversiteleri görünce kardeşimin hayal kırıklığına biraz hak veriyorumJ.
Ardından devlet yurduna kaydını yaptırdım . müdür yardımcısı önce bir abla olarak bu kadar ilgili olmamı taktir etti, sonra da aşırı bulup çocuğu bu kadar sıkmayın dediJ İnşallah her şey kardeşim ve bütün öğrenciler için çok iyi olur .Allah, ailelerin ve kendilerinin emeklerini boşa çıkmaması için öğrenci kardeşlerimize gayret, ailelerine para versinJ (amin)
Kayıt işlemlerini bitirip Edremit’e, oradan da Akçay’a geçtik. Az günde çok yer görelim dedik , o kadar yol parası veriyoz değil mi J Akçay’a ablamlar bu yaz gidip çok da meth etmişlerdi ;fakat yol yorgunluğundan mıdır nedir ben pek beğenmedim . Oradan da Ayvalık ‘a gitmeyi planlamıştık ki kız kardeşim annemin doğum gününü hatırlattı ve biz hemen ilk otobüse atlayıp yola koyulduk. Hazır yeri gelmişken Kamil Koç firmasına şikayetimi arzedeyim. En yakın saate Kamil Koç firmasının otobüsü olduğundan bilinçli değil zoraki bir tercih olarak Kamil Koç la yolculuk yaptık ki çok pişman oldum doğrusu. Kaç yerde durup yarım saatlik mola verdi ve bu konuda bizi bilet alırken uyarmadılar. Yolcu alacaksa dahi düzgün bir organizasyonla yarım saatlik mola vermeye gerek kalmamalı , yolcu alınıp hareket edilmeliydi.Bu sebeple kaç saat rotarlı İstanbul’a varıp ,pastayı değil ama doğum gününü kaçırdıkL Kamil Koç ile bir daha yolculuk yapmayı düşünmüyorum zaten otobüsleri de eskiydi. Bütün yolculuk boyunca arkamda oturan teyze ve amcanın hiç durmadan konuşmaları da cabasıJ Arkamı dönüp teyzeye” bi sus be teyze motorun sağusun “ demeyi çok isterdim. Allahım konuşmadıkları kişi kalmadı . Kocası ile ilk kez mi muhabbet etme fırsatı buldu kadıncağız bilemiyorum ki .Adam da hiç “sus be kadın”J demedi her konuya dahil oldu. İlginç değil miJ Sağol teyzeciğim bugün işe uykusuz ,yorgun gelmem de büyük rolün varJ Kadıncağız öyle lafazan ki tanıdığı herkesi konuşup bitirince hemen çözüm üretti ,camdan bakıp tabelaları okuyup onlar üzerine konuştuJ Oy anam oy evlere şenlikti, evden yerden uzak olasıcaJ
Bu arada ben altını sevmediğimi düşünüyordum ki, dünden sonra sevdiğime karar getirdimJ
“Söz gümüş ise ,sukut altındır…”

İYİ Kİ DOĞDUN CANIM ANNEM...


Merhaba! Canım anneciğimin doğum günüydü dün. Ben ancak mesajla kutlayabildim.Zaten özel bir kutlama olmamış Allah'tan...Eğer olsaydı üzülürdüm.Annemle yapışık ikiz olan komşumuz Meloş Teyze hastalanmış, annem de kankisini hastahaneye kaldırmış bu sebepten eve geç gelmiş .Meloş iyi tansiyonu çıkmış ,gelinine kızmış da:))Ablam ve kuzenlerimle birlikte pasta kesmişler, hakkımı da ayırmışlar sağolsunlar:)
Anneme çektiğim mesajda "Canım annem doğum günün kutlu olsun, iyi ki doğdun, iyi ki beni doğurdun. Çok şanslısın:) Nice senelere..." yazdım. :))))))))))))))

4 Eylül 2007 Salı

Merhaba! Canım çok sıkkın nedense. Mevsim dönümleri olagelmiş bir durum sanırım.
Allah vere de çabuk atlatsam.
Dün akşam teyzemler yemekte bizdeydi. Teyzemin oğlu Fırlama Ali (lakabı bu:)) ile askerden geldi geleli evlerimizin uzak oluşundan dolayı bir türlü görüşememiştik. telefonla çok kez görüştük ama bu gene de çok büyük ayıbımızdı bizim;lakin üste çıkmayı başardım :)) Haklılık payım var madem ben gelemedim ,o sık sık bu tarafa arkadaşlarının yanına geliyor sıraya mı bakılır gelemez miydi:) nasıl savunma ama:))))
Kuzenlerimi çok seviyorum yaa...
Ali ile bol bol lafladık ,ne çok özlemişiz birbirimizi. Bize askerlik anılarını ve şu anki işinde yaşadığı komik anıları anlattı.Güzel vakit geçirdik doğrusu.Fakat kısa sürdü, ev uzak olunca erken kalktılar ;biz de alt komşuya indik:)" Bir kaç kapı "aile geleneğimiz demiştim ya:) Dün kuzenim Sevde de bizde kaldı.Zaten hep kalıyor ,amcamla yengem Mürefte'de .
O artık bizim kızımız:)))
Canım hala sıkkın. Bana musade iki şekerli , bir sade...:))) Evet evet iyi fikir kendime bir kahve alayım açılırım belki:) Ama şekersiz, kafiyeli olsun diye yazdım iki şekeri:)
Bu arada bir şairin sözü aklıma geliverdi :
"Yeni yetmeler iki şekerli bir sade
Kahve telveleri,kahverengi evliliklerde..."
Hoşça ve dostça kalın...

3 Eylül 2007 Pazartesi

Sıkıcı bir hafta sonu:(...

Merhaba! Herkese iyi,bereketli,huzurlu bir hafta diliyorum.
Ben size dedim ,imla kurallarına dikkat edersem yazmaya üşenirim diye:) Gerçekten de üşeniyorum.Ne yazacağımı da bilmiyorum. Bu hafta sonum durgun geçti, evimdeydim.Aslında kuzenlerim Kandıra'ya gitti ve beni de çağırdı ;fakat ayağım çekmedi ,gitmedim.
Cumartesi günü ablama Hilal ve Arzu ablam geldi. İclal,Sevin ve Ayşe Sümeyra'yı da çağırmıştım ama gelemediler:( Arzu ablam uzakta oturduğu için onu sık sık göremiyoruz ,bu sebepten onla geçirdiğimiz vakitler çok değerli.Lakin onun için aynı değerde değil sanırım ki ;daha iyi bi teklif alınca bizi tercih edebiliyor. Bu sebepten 2 saat kadar kalıp kuzenim Yasin ile gitti.Asaf Bey 'in misade ettiği kadarı ile de Hilal ile hoş vakit geçirebildik. Tahmin edersiniz ki bu çok az bir zamandı:))
Pazar günü ise evde tek başımaydım.Bol bol uyudum ve dinlendim.Anladım ki ben yalnızlığı çok sevmiyorum:( Allah beni yalnız bırakmasın.Komşularım da yoktu:( Figenciğim ve Gönül ablacığım sizleri çok özledim.İnşaallah sağ salim bir an evvel gelirsiniz.
Şair doğru söylemiş :
"YALNIZLIK PAYLAŞILMAZ,PAYLAŞILSA YALNIZLIK OLMAZ..."
Not: Hafta sonu annem Beykoz' a gitmişti.Sevgili Dilek msn adresimi istemiş. Telefon numaran olmadığı için buraya yazıyorum Dilekciğim, eklersen yazışırız inşaallah. Ailene ve Medişkoma kocaman selamlar...

31 Ağustos 2007 Cuma

Merhaba! Bundan sonra imla kurallarına dikkat ederek yazmaya çalışacağım:( Nedense bu hiç hoşuma gitmiyor; lakin okurlarımın (!) baskılarına dayanamıyacağım daha fazla :))) Anlatamıyorum ki kimseye, aynı anda iki tuşa basmayı sevmediğimi:) Bir de dikkat etmeye başladığımda üşenip yazmamaktan korkuyorum. Annem derdi ki:"Üşenenin oğlu,kızı olmaz" :) Allah korusun ben ikisinden de, ikişer adet istiyorum:))
Yazmak bana iyi geliyor, yazdıklarımı dönüp dönüp okumak da...
Eğer soğuyup, yazmaktan vazgeçersem eleştiren dostlarım büyük bir vebale girecek:)) Gerçi bu kadar dikkatsiz yazı yazmaya devam edersem Türkçemizin vebaline de ben gireceğim:) Neyse, ne köy yansın ne kasaba ben kendimi sıkıntıya sokmaya razıyım:) Dilimizi doğru kullanmanın önemini biliyorum ve şimdiye değin bilerek yaptığım yanlışlar için herkesten özür diliyorum.
Doğru konuşup,doğru yazıp,doğru anlamak dileği ile...

29 Ağustos 2007 Çarşamba

hayırlı olsun...

merhaba! çok mutluyum. dün ülkem adına sevindirici bir haber aldım. yeni cumhurbaşkanımız abdullah gül oldu. bu haberi bloğuma not düşmek isteyişimin sebebi, ilerde bu olayı hafızamda canlı tutmaktır. 22 temmuz seçimlerinden önce akp tarafından aday gösterilen gül'e tepki gösterilmiş ve demokrasi engellenmişti. tepki gösterilmesi de demokrasinin gereği ve olması gereken bir durum; fakat engelleme girişimi demokrasiye tamamen aykırı çirkin bir davranıştı. derken erken seçim oldu ve akp tek başına iktidar oldu. adayı değişmedi ve yeni kurulan hükümette bu kez 11.cumhurbaşkanımız olarak seçildi. mutluluğumun 1. sebebi demokrasi diye geçinip çıkarı haricindeki her şeyi engellemeye çalışan zihniyetin hazımsızlığı ve adaletin geç de olsa tecellisi idi. bu durum beni ümitvar etti. 2. sebepse apdullah gül'ü çok beğenmemdir. çok samimi, çok güleç ve çok mütevazi buluyorum gül'ü. zerre kadar riya, art niyet emaresi sezmedim kendisinde. böyle güzel hasletlere sahip birinin iyi işler yapmasını bekliyor ve diliyorum.
farklılıkların güzellik olarak görülüp, herkesin kendisi için istediğini, başkası için de isteyeceği bencil olmayan bir ülkede yaşamayı diliyorum.
dünyamız da böyle olursa ne ala:) ...