gün etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gün etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Mart 2010 Cuma

Günceme dair:)

Merhaba:) Bugün kaç kez dedim bu sözü yaw:) Yazdım da yazdım:) Ne çok birikmiş günlerim. Birikir tabi, bendeniz hasta oldum efendim:( Hem de astım bronşit:( Zaten bronşittim ,göya Doç. diye gittiğim doktorun verdiği ilaçlar iyi gelmeyince, ben de kendime dikkat etmeyince astım bronşite dönüştü. Allah zatureden saklasın:) Vel'hasıl-ı kelam 3 gün evde istirahat dönemini geçirdikten sonra kürkçü dükkanıma geldim:) İyi miyim? Eh işte:) İğneler ve diğer bir sürü ilacın elbet faydasını gördüm . Günlerime gelince...

Dün akşam İclal ile bahsettiğim üzre Çıkmaz Sokak adlı oyunu izledik. Göya bu ay etkinlik olmayacaktı hayatımızda. Sadece ders çalışacaktık, ki iki tiyatro aşığı olarak buna riayet edemedik:)

Çarşamba günü evdeydim. Günde iki kez iğne için dışarı çıkmamı saymıyorum:)

Salı günü de evdeydim ki akşam iğne dönüşü kızlar Gülay'daymış, aradılar bir kahve içimlik ben de onlara katıldım. Gülay'da Rukiş, Elmas, Deniz ve Saliha vardı.

Pazatesi günü önce doktordaydım, ardından da kuzen Rukiş'de istirahat ettim akşam iğne saatine kadar. Rukiş' de , Kübra ,Gülay, Asuş teyzem ve Fatma vardı. Akşam bizde Zübüş teyzem kaldı.

Pazar günü de evdeydim ki akşam Elmas, Deniz ve Ayşe geldi bize.

Cumartesi günü Zehra 'ya gittik Nilü ile. Zehradan da kuzenime gittik hastalandığından hastaneye götürdük onu. Akşama kadar hastanedeydik. Kuzeni hastanede bıraktık biz Rukiş'e döndük. Canım kuzişime acil şifalar diliyorum.Onu çok ama çok seviyorum. Kuzişimin hastalığından dolayı tüm aile oradaydı. Eniştem, babam, annem, teyzem, Mustafa ağabeyim, Nilü, Saliha ,Gülay, Figen, Zeynep de vardı o akşam.

Cuma akşamı Sema ile birlikte Töre adlı oyunu izledik Cevahir Sahnesi'nde.Tiyatro çıkışı da bir yere oturup fondü yedik ve muhabbet ettik:) Bu arada bol bol ders çalışmayı ihmal ettiğimi düşünmeyin:) Saliha'nın hışmından sonra bırakmıştım ders çalışmayı:( Sınav tarihi yaklaşınca son 3 haftada 5 kitap bitirdim. Tabi istediğim gibi çalışamasam da fena değilim:) İnş. sınavda da fena olmam, hatta çok iyi olurum:) Paso için başlamıştım okul hayatına :).Fakat öğrenciliği özlemiş miyim ne:) Not almalar, ezber yapmalar bayağ ciddiye aldım bu işi ben:) Hayırlısı bakalım:)

Sanırım Perşembe günü de evdeydim, hatırlamıyorum gerçi:) Şimdi hatırladım Hacer'lerdeydim Saliha ile birlikte:)). Neyse artık geçen günlerime dair notlarım bu kadar:) Sevgiyle kal günlükcağazım:))

11 Mart 2010 Perşembe

Yorumsuzluk ve günlerim...

Merhaba, bu sıra hiç yazasım yok. Aslında anlatacak çok şey var da bloğa aktarasım yok. Eee hiç birini atlamayacağım da kesinken , ancak birikip yük oluyor günlerim bana diye düşünerek geçtim pc'nin başına. Yazmayışımın bir sebebi de aceba blog arkadaşlarımın yorumlarından bu sıra mahrum kalışım mı ? Blogcunun şifre istemesi , vs. arkadaşlarıma da külfet oldu. Aslında tam olarak taşınmadığım diğer adresime de yorum yapabilirsiniz arkadaşlar:) Okunduğumu bilmek ve yorum almak beni mutlu ediyor da:)

Dün akşam İclal,Sevin ve Sema ile önce Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde Tarla Kuşuydu Julyet adlı müzikal oyunu izledik. Bu sahneye tadilattan sonra ilk kez gittim . Malesef bir değişikliğe gidilmeden yenilenmesine üzüldüm. Sadece daha lüks yapıp masraf etmişler. Bir de Hilton Hoteli'nin manzarasını daha da bir güzelleştirmişler. İsterdim ki daha yeni bir düzenlemeye gidilsin. Yine de onca yaygaraya rağmen mekanın tiyatro sahnesine dönüştürülmesine de sevindim. Taksim'in büyük bir sahneden mahrum kalması düşünülemezdi. Tiyatronun ardından kızlarla birlikte bir cafede kahve içip az da olsa muhabbet ettik. Sonrasında Sevin ile İclal bizde kaldı. Evde de muhabbete devam ettik, doğal olarak:)

Salı akşamı da biz İclal ile tiyatrodaydık. Bu kez Küçük Sahne'de Profesyonel adlı oyunu izledik. Bu ayı ders çalışmaya ayırıp, programımıza etkinlik katmayacaktık ki tiyatro sevdalısı İclal ile dayanamayıp bir kaç oyuna bilet almaktan alıkoyamadık kendimizi:) O gece bizde Zübüş teyzem vardı.

Pazartesi akşamı Rukiye ile İstiklal Caddesinde buluşup bir cafede dertleştik. Sonra da Salih'in çalıştığı mekana uğradık. Hazır cafede müşteri de yokken Salih bize gitar çaldı,şarkı söyledi ve şiir okudu. Boynuzun kulağı geçtiğine bir kez daha şahit olmak benim açımdan hiç hoş değildi:)

Pazar günü İclal ile Beyoğluna buluştuk,sonrasında da eve gelip yatana kadar ders çalıştık. Birlikte ders çalışmak çok zevkliydi. Ders çalışmaktan zevk alacağım hiç aklıma gelmezdi doğrusu:)

Cumartesi günü yarım gün mesaideydim şirkette. Sonrasında Tuğba,kızı ve Nilüler'i misafir ettik . Akşam üstü ise yine İstiklal'e çıktık. Terkos Han'dan kızlar alışveriş etti, ardından da bir pastanede kahve içtik birlikte. O akşam bizde Nilü'ler ve kayınvalidesi ile kayınpederi vardı.

Cuma günü babam diğer gözünden ameliyat oldu. Akşamleyin onun nazı ile ve damlalarını damlatmak ile geçti:)

Perşembe günü Elmas,Ertan ve Ata kahve içmeye geldiler bize.

Çarşamba akşamı Hilal ,Havva teyze ve Saliha ile Serpil gelmiş annesine gittik. Müc de vardı orda güzel geçti akşamımız.

Salı akşamı Ülkü ve Eyüp ile okey oynamaya gittik. Daha doğrusu zorla götürüldüm. Eee siz misiniz bana zorla iş yaptıran diyerek onları fena bozguna uğrattım elbette:)

Pazartesi gününü hatırlayamadım:)

İşte geçen günlerin özeti:) Bol yorumla kal günlükcağazım:)

1 Mart 2010 Pazartesi

Günlerde...

Merhaba,güzel bir haftayı yaşayabilmek ve güzellikleri görebilmek dileğiyle başlıyorum yeni haftaya. Sizler için de aynı dileklerim geçerli elbette. Geçen haftamın özetine gelince:

Dün sabah Ayşe, Saliha ve Elmas ile Garipçe Köyü'ne kahvaltıya gittik. Köy kahvaltısı eşliğinde edilen muhabbetin ardından Elmas'ın arkadaşına doğum günü hediyesi almak için İstinye Park'a gittik. Oradan Ayşe'yi evine bırakıp, bu kez Deniz'i alıp Real'de Elmas'ın arkadaşı ile buluşup hem hediyesini verdik hem de birlikte kahve içtik. Bu kez de oradaki alışveriş merkezlerini dolaştık . Sonrasında tekrar acıkıp Alibeyköy'deki kebapçımıza gidip karınlarımızı doyurup evlerimize dağıldık:) Dün akşam Zübüş teyzem bizde kaldı.

Cumartesi günü gündüz Rukiye'ye gittik. Gülay, Filiz, Annem, Nilü de vardı. Sonradan Zübüş teyzem de geldi. O akşam Zübüş ve Nilü bizde yemekteydi. Çaya Elmas ve Deniz de katıldı. Zübüş o akşam da bizde kaldı.

Cuma akşamı Fatma'da kaldık Sevin ile birlikte. Bir ara çaya Aysel ve Birsen de katıldı. O gece geç saatlere kadar eskimeyen dostlar ve eskinin sıra arkadaşları olarak bol muhabbetli,dertleşmeli bir gece geçirdik.

Perşembe akşamı evdeydim.

Çarşamba akşamı annem ile birlikte Münip Utandı'nın konserine gittik. Konser çıkışı da annemle birlikte bir pastanede oturup pasta yedik.

Salı , Pazartesi ve Pazar günleri evdeydim. Yani sanırım:)

Cumartesi günü kuaföre gittim sabahtan. Ama depresifliğimle hiç bir alakası yok bu durumun :) Kuaförüm Nilü'nün semtinde olduğundan denk gelip uzun zamandır gidememiştim. Hazır ondayken gittim. Mutsuz kadın saçı ile oynar tezini hayatında saçını boyatmamış biri olarak ben çürütüyorum:) Sonra biraz alışveriş yaptım:) İşte bu depresiflikle alakalı bir şey:) Sonra da Ülkü ve Eyüp ile bir işlerini halletmeye gittik. Oradan da hepbirlikte Nilü'ye geldik. O akşam annem, Ülkü, Eyüp, Zübüş ve Zeynep Nilü'de yemekteydik.

Cuma günü annem ile birlikte Nilü'ye gidip o geceyi orada geçirdik.

Böylelikle geçti gitti günlerim. Ne çabuk geçti yaw:) Gelen güne merhaba!...

12 Mayıs 2008 Pazartesi

Ziyaretlerle geçen haftasonumdan geriye kalan bir tatlı huzur...

Merhaba, biz hastaneden çıkamıyoruz malesef:( Bu kez de küçük halamın eşi Ahmet eniştem hastanede. Cmt . günü onu ziyarete gittim. O günü kendime ayırcaktım ki, annem "sen bilirsin ama misafirler gelecek, gel" diye örtülü baskı yaptı:) Neyse onun dediği olmasın diye :) avare avare dolaşıp, sahile inip oturdum. Denizi seyretmek çok keyifliydi ki yalnız duramadığımı farkedip, Deniz'i ve Fatma'yı çağırdım . Onlarla epey oturup, boş boş dolaşmaya devam ettim ve sonunda eve gittim , "pes" deyip:) Ayşe halam , Dilek, Muteber, Şazo bizdeydi gittiğimde. Aşkama Sevde, Meral ve Musti de geldi yemeğe. Geç vakte kadar oturduk, Meral ablam bizde kaldı. Annesi , yani halam 9 aydır yatalak, konuşamıyor, hareket edemiyor:( Meral ablam "Anneme hediye veremiyorum yenge:(" diyerek anneme hediye almıştı, çok duygulandım. Pazar günü birlikte yaptığımız kahvaltının ardından hep beraber enişteme ziyarete gittik yine. Eniştem iyi değil, Allahım şifa ver ona ve tüm hastalara... Aynı hastanede annem yattığından annemin hastane komşusu bir teyzeyi de ziyaret ettim. Gene aynı hastanede eski komşumuzun annesi yatıyormuş onu da ziyaret ettim. O gün Zübüş teyzem çok üzgündü. Kızı İzmir'de , oğlu çalışıyor, evli oğlu ise "haftaya geliriz" demiş. Diyorum ya bütün anneler "istemem" deseler de kutlanmayı bekliyor. Hastane çıkışı anemle, teyzeme morel olsun diye sürpriz yaparak ona gittik. Oradan da Yıldız halama geçtik. Başkalarının mutluluğu ile mutlu olan canım annem. Hasta haliyle hiç yorulmadı, çünkü onları ziyaret etmek onu çok mutlu ediyordu. Yıldız halam malesef hala yatalak:( Bizi tanıyor mu, tanımıyor mu bundan dahi emin değilim. Hala burnundan mama ile besleniyor. Ve Hasan eniştem hala ona bebeği gibi, gül gibi bakıyor. Canım eniştem sen gibisi yok sanırım. Eniştem dün gözlerimi yaşartan, unutamayacağım bir sahneye daha şahit etti beni . Kapı çalındı , açtık, elinde çiçek buketi ile enişem geldi. Halamın yanına gitti ,anneler gününü kutladı, Ona çiçekleri koklattı, vazoya koyup, başucuna koydu seyretsin diye. Ne kadar incesin enişte, ne kadar mükemmelsin. Allah seni başımızdan eksik etmesin. Canım halam ne kadar şanslısın sen, halama fısıldadım " dua et biz de eniştem gibi biri ile evlenelim" diye:) İnş. anlamıştır.
Değer bilen, değer veren, mezara kadar seven, düştüğümüzde tutacak, hastalandığımızda bakacak eşlerimizin olmasını can-ı gönülden diliyorum:)
Bolca ziyatte bulunarak geçirdiğim haftasonum, yoğun olsa da huzur verdi bana.
Sanırım anneme benziyorum mutlu etmek, mutlu ediyor beni:)
Huzurluyum hamdolsun, siz de huzurla kalın...

21 Mart 2008 Cuma

Tabularla geçen günlerim:)

Merhaba, bugün Cuma.Çok mutluyum yarın ve Pazar günü tatil Darısı haftaya Cumaya
Pazartesi günü Aysel 'i çağırdım doğum günü hediyesini vermek için. Çok beğendi , mutlu oldum Biz gene tabu oynadık ama kanlı ,bıçaklı bir tabu idi Saliha'nın elinde bir bıçak herkese her an saplamaya hazır ve nazırdı Hakkaten çok mızıkçı ve tahammülsüz bir kız yaaaa Annem oyunumuza her müdahele edişinde bıçağını gösterdi Annem "kızma sana da yardım ederim" dedi ise de dinletemedi. Oyunu kazandılar da üstelik, ne bu sinir anlamadım
Salı günü Birsen, Nurgül deydi. Ben de gittim bir kaç saat oturduk. Çarş günü kandil dolayısı ile arkadaşlarla toplandık , Allah dualarımızı kabul etsin... Dün gene Nurgül 'deydik, malum tabu için toplandık Bu kez sakin başlayan oyun, Saliha'ların yenilmesi üzerine şiddetlendi, skordaki ara açıldıkça Saliha hırçınlaştı gene Eşini neredeyse boğacaktı Ama Aysel de hakediyor doğrusu Bir daha Aysel'i skor yazması için saha dışına alacağız sanırım "İlla verin kartları evde çalışayım" demez miCidden çok hoşsun Aysel
Bir haftayı böylece devirmiş oldum,darısı önümüzdeki haftanın başına...
Sevgilerimle...

20 Mart 2008 Perşembe

İyi ki doğdun Fatmam,iyi ki varsın,iyi ki benim arkadaşımsın


:))) Merhaba, gene megalomanyakça bir yaklaşımla canım arkadaşım Fatma'nın doğum gününü kutladım. Aslında bu yazıyı msn' ime yazmıştım ama o bugün hiç nete girmedi. Ziyan olmasın burdan okusun dedim ben de:))) Canım Fatmacığım , bütün bir ömrünü sağlıkla, huzurla,sevgiyle ve birlikte geçirmek dileği ile doğum gününü kutluyorum. Nice senelere...